YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13971
KARAR NO : 2023/1010
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/20 E., 2022/86 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2013 tarihli ve 2012/772 Esas ve 2013/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin
birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2013 tarihli ve 2012/772 Esas ve 2013/34 Karar sayılı kararının sanık ve katılan Gümrük İdaresi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.10.2015 tarihli ve 2014/21788 Esas, 2015/21128 Karar sayılı ilâmıyla;
” ….I) Sanığın mesleğinin şoförlük olmasının tek başına suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan bir durum olmadığı gözetilmeden ve şoförlük mesleğinin atılı suçu işlemesinde sanığa ne şekilde kolaylık sağladığı da açıklanmadan 5607 sayılı yasanın 4/4.maddesi uyarınca cezada artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
II)Sanık hakkında TCK.nun 53/1.c maddesindeki hak yoksunluğunun ayrım yapılmaksızın koşullu salıverilmeye kadar uygulanmasına hükmedilmesi….,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu, Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/58 Esas, 2016/451 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine, nakil aracının iadesine, karar verilmiştir.
4.Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2016/58 Esas 2016/451 Karar sayılı kararının katılan Gümrük İdaresi tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2020 tarihli ve 2018/8386 Esas 2020/17229 Karar sayılı ilâmıyla;
“… Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2021/20 Esas, 2022/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.11.2022 tarihli ve 2022/110691 sayılı, red görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmemesi, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Irak’tan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Habur Gümrük Sahasına gelen sanığın sevk ve idaresinde bulunan malen sorumlu şirkete ait … plaka sayılı araçta, Gümrük Muhafaza personelince yapılan kontrol ve denetimlerde aracın muhtelif yerlerine gizlenmiş vaziyette … bandrolü bulunmayan 42 karton muhtelif marka yabancı menşeli sigara, 4900 gr muhtelif marka çay ve 54,52 litre alkollü içecek ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmamış olup, bozma sonrası yapılan yargılamada ise indirim oranı 1/3 olarak ihtar edilmiştir.
3.Sanık aşamalarda, suça konu eşyaları içmek amacıyla aldığını, ticari amacının bulunmadığını, nakil aracının da çalıştığı malen sorumlu şirkete ait olduğunu beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden;
Olay ve olgular bölümünün bir numaralı bendinde ayrıntısı belirtilen olaya ilişkin, suça konu kaçak eşyaları gümrük kapısı dışından yurda sokan ve kesintisiz takip sonucu yakalandığı sabit olan sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı ve suçtan zarar gören kurumun ise Gümrük İdaresi olduğundan Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden
Suça konu kaçak eşyaların taşıma aracı yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, işlenen suça nazaran aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hakkaniyete aykırı olacağı, aracın gizli bölmesinin bulunmadığı ve iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu cihetle, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Sanığın kullandığı araçta ticari miktarda kaçak eşyanın ele geçirilmiş olması, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozma ilamları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
D. Hapis Cezasının Ertelenmesi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla; sanığın adli sicil kaydına göre sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kaydının bulunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının dışında ertelemeye engel kaydın bulunmaması, sanık hakkında hükmedilen netice hapis cezasının süresinin 2 yıldan az olması ve mahkemece sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaatinin oluştuğuna ilişkin gerekçesi karşısında sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Re’sen Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin aşağıda belirtilen hususların dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hüküm, 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmalık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsaderesine Yer Olmadığına İlişkin Karar Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2021/20 Esas, 2022/86 Karar sayılı kararında nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (E-2) bendinde açıklanan nedenle Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2022 tarihli ve 2021/20 Esas, 2022/86 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.