Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1073 E. 2023/1641 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1073
KARAR NO : 2023/1641
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/953 E., 2022/1930 K.
DAVA TARİHİ : 23.06.2020
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/155 E., 2021/107 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından davacı müvekkiline gönderilen 21.10.2019 tarihli yazı ile 5510 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddesi uyarınca yersiz ödemenin müvekkiline borç olarak yansıtılarak tahsil yoluna gidileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin 6 yıldır emekli maaşı aldığını, ilk inceleme ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespit edildiğini, tüm şartlara haiz olduğunun araştırılması konusunda sorumluluğun SGK’da bulunduğunu, müvekkilinin emeklilik koşullarını sağlamadığı düşünülse dahi hatalı işlemle fazladan ödemelerin kurumun hatalı işleminden kaynaklandığını, madde de kurumun hatalı işleminden kaynaklanan yersiz ödeme nedeni ile geriye doğru en fazla 5 yıllık yapılan ödemelerden bahsedildiğini, bu durumda tebliğden itibaren 24 ay içerisinde yapılacak ödemelerden faiz istenemeyeceğini, müvekkilinin geçimini bu aylıkla sağladığını, aylığın kesilmesi ve ödenmiş borç tutarının borç olarak tahakkuk ettirilmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, dava konusu kurum işleminin iptaline, kesilen yaşlılık aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte ödenmesine, müvekkilinin davalı kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defi ile ilk itirazlarının yapılmış sayılmasını, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan değerlendirmelere göre, sigorta hizmet süreleri hesaplanırken 1 ay 30 gün 1 yıl 360 gün esasına aykırı şekilde bildirim yapılan tüm günlerin çalışılmış gibi hesaplamaya dahil edildiği, mükerrer şekilde ve ay hesabına uygun olmayan 478 gün mükerrer – iptali gereken bildirimin olduğu, 478 iptali gereken gün üzerinden yapılan hesaplama ile 3510 gün prim ödendiğinin tespit edildiği, 506 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin A/b bendinde belirtilen 3600 gün koşulunun sağlanmadığı, 5510 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddenin b maddesi kapsamın uyarınca 88.573,91 TL yersiz ödemenin tahsil edilebileceği gerekçelerine dayalı olarak,
-Davanın kısmen kabulüne,
-Davalı kurumun 21.10.2019 tarihli işleminin kısmen iptaline,
-88.573,91 TL ödemenin kesilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının reddedilen miktar yönünden usul ve yasaya aykırı olduğu, tarafımız aleyhine yapılan hesaplama uyarınca karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, Mahkemece eksik inceleme ve eksik değerlendirme ile hüküm kurulduğu, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yeniden yargılama yapılması gerektiği, Kurumca yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıya, 1971-2012 arası 2033 gün 4/a, 1045 gün 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanıp bedeli ödenen süre ve 600 günlük askerlik borçlanması üzerinden Ekim/2013 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 28.06.1976-02.03.1978 tarihleri arası askerlik görevini yaptığı, Kurum tarafından davacının askerlik süresi ile bir kısım 4/a hizmetlerini çakışması ve bazı dönem sürelerinin mükerrer olarak eklenmesi nedeniyle bağlanan aylığı kestiği, ödenen aylıklarında borç olarak çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacı taraf kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasını belirtip ödenmeyen aylıkların tahsilini talep etmiş ise de, bir kısım sürelerin mükerrer şekilde hesaplanıp davacıya aylık bağlandığı sabit olup, talebin reddine ilişkin mahkeme kararı yerinde olmuştur.

Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçelerine dayalı olarak “Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafça istinaf ve temyiz edilmeyen hususların tarafları lehine usuli kazanılmış hak olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğu, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiği, hesaplamaların tarafları lehine eksik, davalı lehine ise fazla olduğun belirtilerek, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği, kurum işleminin yerinde olduğu, dosyadaki delil ve raporlar nazarında yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık olmadığını ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile kesilen yaşlılık aylığının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 96/b maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.