Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/12519 E. 2023/1345 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12519
KARAR NO : 2023/1345
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/164 E., 2022/273 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere, aracın müsadere talebinin reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan … İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2014 tarihli ve 2014/232 Esas, 2014/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak
yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğundan müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2014 tarihli ve 2014/232 Esas, 2014/421 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2017/1987 Esas, 2020/6184 Karar sayılı ilâmıyla;
“Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89.maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5.madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,” nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2020/164 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi, onuncu fıkrası delaletiyle beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 12.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında daha önce verilen ve bozulmasına karar verilen hükmün katılan … İdaresi vekilince yalnızca suçta kullanılan nakil aracına yönelik temyiz edildiği, mahkûmiyet hükmüne yönelik ise sanığın temyizi üzerine Yargıtay tarafından bozulduğu anlaşıldığından, aleyhe bozma yasağı dikkate alınarak sanığın sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğundan müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2022 tarihli ve 2022/86928 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz sebepleri; kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, ele geçen sigaralar az olmasına rağmen üst sınırdan ceza verilmesine, erteleme şartları oluşmasına rağmen uygulanmamasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, somut olayda 5607 sayılı Kanun’un ilgili maddesi koşullarının oluştuğuna, aracın kullanımının zorunlu olması dikkate alınarak müsadere kararı verilmesi gerektiğine, araç sahiplerinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olmasının sanıklar tarafından kötüniyetli olarak kullanılarak bu sayede araçların birden fazla kez kaçakçılıkta kullanıldığına, açıklanan ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.17.08.2014 tarihinde Van ilinden Tatvan ilçe istikametine gelen araçlara yönelik Trafik Lojmanları civarında oluşturulan uygulama noktasında önleme arama kararına istinaden durdurulan, sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı araçta yapılan aramada, ön yolcu koltuğunun ayak konulan kısmında, arka yolcu koltuğunun üstünde, yanlarında ve bagajda pencere seviyesine kadar toplamda 745 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

3.Sanık bozma ilâmı öncesi talimat yoluyla alınan savunmasında, suça konu sigaraları Van ilinden Diyarbakır iline taşımak üzere tanımadığı birinden aldığını, taşıma karşılığı ücret alacağını, araç sahibinin bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.

4.Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadığı, bozma ilâmı sonrasında yapılan yargılamada etkin pişmanlık kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde cezasında indirim yapılacağının usulünce ihtar edildiği, sanığın ise maddi durumu iyi olmadığından gümrüklenmiş değerin iki katını ve gümrük vergilerini ödeyemeyeceğini beyan ettiği görülmüştür.

5.Suçta kullanılan nakil aracının kayden malikinin, aracı haricen sattığını beyan ettiği … bozma ilâmı sonrasında talimat yoluyla dinlenmiş, beyanında; sanığın arkadaşı olduğunu, aracı emaneten verdiğini, kaçakçılık suçunda kullanılacağını bilmediğini ifade etmiştir.

6.Dosyada mevcut … varakasındaki 49.709,59 TL gümrüklenmiş değerin normal kabul edildiği, Mahkemenin kabulünün Dairemiz yerleşik uygulamasına uygun olduğu görülmüştür.

7.Sanık hakkında bozma ilâmı öncesi kurulan hükmün, katılan … İdaresi vekilince suçta kullanılan aracın müsadere edilmesi gerektiği ve re’sen sebeplerle temyiz edildiği görüldüğünden, temyiz kapsamının tüm hükme yönelik olduğu kabul edilerek, bozma ilâmı sonrasında sanık yönünden kazanılmış hakkın söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.

8.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, olay tutanağı, bilirkişi raporuna göre ele geçen sigara miktarı, sanığın tevil yollu ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın
eyleminin ticari olduğu, dosyada mevcut uzman bilirkişi raporunun yeterli olduğu, sanık hakkında dosya kapsamına uygun tüm lehe hükümlerin değerlendirildiği, netice ceza miktarı dikkate alındığında hapis cezasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediği anlaşıldığından yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Suçta kullanılan nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu anlaşıldığından, aracın müsaderesine yer olmadığına ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “Her ne kadar sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis ve 12.500 TL adlî para cezası verilmiş ise de sanık hakkında mahkememizin 01/12/2014 tarih 2014/232 E 2014/421 K sayılı kararıyla sanığa 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası verildiği, söz konusu karar her ne kadar katılan ve sanık tarafından temyiz edilse de katılanın temyizinin nakil aracın müsaderesine yönelik olduğunun anlaşıldığı ve kararın mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanığın temyiz istemi üzerine Yargıtay tarafından bozulduğu anlaşıldığından, aleyhe bozma yasağı dikkate alınarak sanığın sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin kısmının çıkarılmasına karar verilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2020/164 Esas, 2022/273 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan kazanılmış hakka ilişkin paragrafın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.