YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9800
KARAR NO : 2022/13919
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, 4/1-b madde kapsamında yaşlılık aylığının kesildiği 2019/12.aydan itibaren yeniden bağlanması ve biriken aylıklarının ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının dava konusu talebinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kabulüne, davacının yaşlılık aylığı kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların davacıya ödenmesine, dair karar verilmiştir.
IV-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,dair karar verilmiştir.
V-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair verilen kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Mahkemece davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Somut olayda, davacının 07.07.1980 tarihinde askerlik görevine başladığı 05.02.1982 tarihinde izne ayrıldığı, görev yerinden … iline şehirler arası yolcu otobüsü ile seyahat halinde iken otobüsün kaza yapması üzerine yaralandığı ve 13.03.1982 tarihinde terhis edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, 06.12.2000 tarihinde kendisine vazife malullük aylığı bağlanması için talepte bulunmuş olup kendisine 01.01.2001 tarihinden geçerli 5434 sayılı … … Kanunu 56.maddeye istinaden vazife malullüğü aylığı bağlanmıştır. Öte yandan, davacının 20.04.1982 ile 31.08.1997 tarihleri arası 20.04.1982 itibari ile vergi kaydına göre bağkur zorunlu sigortalılığı bulunmakla, davacı 15.11.2013 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunmuş, Kurumca 5331 gün … prim günü, 01.08.1960 doğum tarihine göre yaş koşulunun oluşmasıyla, 01.03.2014 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Daha sonra 20.12.2019 tarihli SGK Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar … Daire Başkanlığı’nca; 5510 sayılı Yasanın 38.ve 47. maddelerine ve … sayılı Yasa ile 2330 sayılı Yasanın 4. maddesinde yapılan değişiklikle 01.01.2014 den itibaren vazife malullerine tanınan ilave haklarla 5434 sayılı Kanunun 56.ve mülga 64. maddeleri uygulanarak vazife veya harp malullüğü aylığı bağlananlardan yeniden herhangi bir sigortalılık haline tabi çalışmaya başlayanlara aylık bağlandıktan sonra geçen hizmet süreleri değerlendirilmek suretiyle ikinci bir aylık bağlanma imkanı getirildiğinin, buna bağlı olarak da 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56. ve mülga 64. maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmaları nedeniyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödeme sürelerinin malullük aylığı bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbir sebeple birleştirilmemesi öngörüldüğü belirtilerek, davacıya 01.03.2014 tarihinden itibaren bağlanan 4/I-b yaşlılık aylığının 01.01.2001 tarihinde başlayan vazife malullüğü aylığı öncesindeki … sigortalılık süresinin dikkate alınarak tahsis edildiğinden bahisle ve sonrası dönemdeki sigortalılık süresinin ise yaşlılık aylığı bağlanması için yeterli olmaması sebebiyle sistem tarafından 7149 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanuna eklenen Geçici 79. madde uyarınca Aralık/2019 tarihinden itibaren otomatik olarak kesilmesiyle oluşan yersiz aylık tutarının aynı maddeye göre terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, 5510 sayılı Kanunun 38. madde son fıkrasına göre; “ (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/24 md.) Vazife malûllüğü aylığı almakta iken, çalışmaya başlamaları nedeniyle haklarında uzun vadeli sigorta hükümleri uygulananlar için malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında esas alınacak sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prime esas kazancın hesaplanmasında, vazife malûllüğü aylığı bağlandığı tarihten önceki süreler dikkate alınmaz.” düzenlemesi karşısında, vazife malullük tarihinden sonraki sigortalılık süresi yaşlılık aylığı bağlanmasına yetmeyeceği hususu ve ilgili kanun maddesi gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.