Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16977 E. 2023/1473 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16977
KARAR NO : 2023/1473
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/458 E., 2021/1890 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/1570 Esas, 2015/524 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi

uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine, suçta kullanılan aracın müsadere koşulları oluşmadığından müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/1570 Esas, 2015/524 Karar sayılı kararının katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.01.2021 tarihli ve 2018/2986 Esas, 2021/615 Karar sayılı ilâmıyla;
“I-Suçta kullanılan nakil aracın iadesi hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10.madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,” karar verilmiştir.

3.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/458 Esas, 2021/1890 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu ve 7242 sayılı Kanun ile aynı maddeye eklenen yirmiikinci fıkraları, 5 inci maddenin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve 20,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2022 tarihli ve 2021/134671 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz nedenleri; suç işleme kastının olmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, nakliye ücreti yerine verilen mazotun kaçak olduğunu bilmediğine, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, ceza süresi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmadığına, bu nedenlerle usul ve Kanun’a aykırı olduğuna ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanığa soyut takdiri indirim nedenleriyle daha az cezaya hükmedilmesi ve bu cezanın adlî para cezasına çevrilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, suçta kullanılan çekici hakkında müsadere kararı verilmediğine, mahkeme kararında aleyhe olan tüm hükümlere ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.24.07.2014 tarihinde 22.30 sıralarında Antakya E – 90 karayolu Ovakent mevkiinde önleme araması kararına istinaden oluşturulan uygulama noktasında durdurulan, sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı çekicinin yakıt deposunda 850 litre kaçak akaryakıtın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma ilamı öncesinde talimat mercii tarafından alınan savunmasında, olay günü çekicinin dorsesinde yük götürdüğü kişinin parası olmadığını, buna karşılık mazot verdiğini, kaçak olduğunu bilmediğini, ticari amacının olmadığını, kullanmak amacıyla aldığını beyan etmiş, bozma ilamı sonrası talimat mercii tarafından alınan savunmasında önceki beyanını tekrarla, gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyeceğini belirtmiştir.

3.Suça konu akaryakıtın gümrük kaçağı olduğuna, türünün motorin olduğuna ilişkin saha cihazı ve Ulusal Marker Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

4.Sanığın kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı olan 6.976,20 TL’yi ödediğine dair 11.08.2021 tarihli ödeme makbuzu dava dosyasında mevcuttur. Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, Mahkeme tarafından, anılan madde kapsamında ödeme yapan sanığın cezasında 1/2 oranında indirim yapıldığı görülmüştür.

5.Suç tarihinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda pek hafif değerde olduğu anlaşılmıştır.

6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyizine Yönelik İncelemede;
1.Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki nakil aracının deposunda ele geçirilen gümrük kaçağı akaryakıtın, yakalanış şekli, ticari araçta yakalanmış olması, ticari miktar ve mahiyette olması hususları

birlikte değerlendirildiğinde, ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Yasal koşulların oluşması nedeniyle sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında erteleme hükümleri uygulanamayacağından bu hususta hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Mahkeme tarafından sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmadığı anlaşılmakla mahkemenin gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Katılan … İdaresi Vekilinin Temyizine Yönelik İncelemede;
1.Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın, Dairemizin 25.01.2021 tarihli ve 2018/2986 Esas, 2021/615 Karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleştiği ve bu hususta mahkemece yeni bir hüküm kurulmadığı görülmekle, katılan vekilinin bu husustaki temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir” nedenleri getirilmiş olmakla, sanığın dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliği tespit edilememesi nedeniyle cezasında takdiri indirim uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanık hakkında belirlenen netice cezanın kısa süreli hapis cezası olduğu görülmekle, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında adli para cezasına çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Re’sen Yapılan İncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/458 Esas, 2021/1890 Karar sayılı kararında sanık ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.