Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11508 E. 2023/1462 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11508
KARAR NO : 2023/1462
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
SAYISI : 2020/83 E., 2021/808 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/1098 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı, el konulan kaçak eşyanın tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazineye irad kaydına, tasfiye edilmemiş
ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

2.Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/1098 Karar sayılı kararının katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine; Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 04.02.2020 tarihli ve 2019/6323 Esas, 2020/1740 Karar sayılı ilamıyla;
“Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerde sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı CMK’nun 193. maddesinin söz konusu olayda uygulamasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun ve özel dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, CMK’nun 147 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın savunması alınıp, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunma alınmadan mevcut kanıtlar tartışılarak, delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.10.2021 tarihli ve 2020/83 Esas, 2021/808 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı, kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi, suçta kullanıldığı iddiası ile müsaderesi talep olunan universal 445 model … plakalı traktörün 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine yer olmadığına, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.10.2022 tarihli ve 2022/31498 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve Kanun’a aykırı olduğuna, suçta kullanılan aracın müsaderesine karar verilmesi gerekirken müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, suça konu eşyanın taşınmasında kullanılmasının zorunluluğu ve bu araçların başka kaçakçılık suçlarında kullanılma ihtimali ve suça konu eşyanın miktarı dikkate alındığında aracın kullanılması gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.16.08.2014 tarihinde Kıyıgören Hudut Karakolu sorumluluk bölgesinde, ANTP36C3 paftasında 16 – 17 numaralı hudut kazıkları arasında, siyasi sınıra 10 metre mesafede, 1 inci derece askeri yasak bölgede devriye görevi sırasında Asi Nehri kenarında sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı traktörde yapılan kontrollerde; motor kısmına gizlenmiş plastik bidondan yapılma serum diye tabir edilen tertibin tespit edildiği, deposunda 60 litre ve traktörün ön tarafına gizlenmiş 4 adet 5 litrelik bidonlarda 20 litre olmak üzere, toplamda 80 litre kaçak akaryakıtın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Suça konu akaryakıt türünün motorin olduğuna, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin saha cihazı ölçümü ve Ulusal Marker Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

3.Sanığın kişisel kullanım amacının olduğu gerekçesiyle 09.09.2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Gümrük İdaresi vekili tarafından 21.10.2014 havale tarihli dilekçe ile itiraz üzerine, Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 30.10.2014 tarihli ve 2014/875 Değişik İş numaralı kararıyla itirazın kabulü ile 25.02.2015 tarihinde sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan iddianamenin düzenlendiği görülmüştür.

4.Suçta kullanılan ve şerh konulan traktörle ilgili keşif sonucu dosyaya alınan 01.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda; aracın genel yapısı itibariyle tarım işlerinde kullanılma amacıyla imal edildiği, yakıt ihtiyacının radyatör ile önpanjur arasına gizlenen bidon vasıtasıyla oluşturulan tertibatla sağlandığı ve bu kısımda 60 litre, öndeki demir sandıkta bidonlarda 20 litre olmak üzere toplamda 80 litre kaçak akaryakıtın aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, piyasa rayicinin ise 6.500,00 TL olduğu raporlanmıştır.

5.Sanığın soruşturma aşamasında kolluk tarafından alınan savunmasında, suça konu kaçak akaryakıtı tarla sürmek için traktöründe kullanmak amacıyla aldığını beyan ettiği, mahkeme tarafından sanığın kovuşturma aşamasında beyanı alınmadan, ele geçen eşya miktarı gözetilerek ticari kastının bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi üzerine, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmı sonrasında sanığın esas mahkemesinde alınan savunmasında, önceki savunmasını tekrar ettiği, tarlada çalışırken traktörün mazotunun bitmesi üzerine Suriyeli birinden suça konu kaçak mazotu aldığını, suçu kabul etmediğini bu nedenle de gümrüklenmiş değerin iki katını ve gümrük vergilerini ödemek istemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık kapsamında usulüne uygun olarak ihtaratın yapıldığı görülmektedir.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, suça konu kaçak akaryakıtın yakalanış şekli, sanığın çiftçilik yaptığını, suça konu eşyayı kullanmak amacıyla aldığını, ticaretini yapmadığını savunması ve yakalanan eşya miktarına nazaran savunmasının aksine ele geçen akaryakıtı ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2020/83 Esas, 2021/808 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.