YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17058
KARAR NO : 2023/1783
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/100 E., 2021/309 K.
KATILANLAR
SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/1333 Esas, 2015/637 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
2.İstanbul Anadolu Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/1333 Esas, 2015/637 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2019/1398 Esas, 2021/1810 Karar sayılı ilâmıyla;
“02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğundan” bozulmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/100 Esas, 2021/309 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Suçun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmadığına,
2.5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin uygulanmaması gerektiğine,
3.Uzlaştırma prosedürünün usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanlar vekili 07.11.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile sanığın işlettiği isimsiz iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama – el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.
2.İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.11.2014 tarihli ve 2014/2378 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde, 10.11.2014 tarihinde sanık da hazır bulunduğu halde yapılan aramada; üzerlerinde katılan firmalar adına tescilli markalar bulunan toplam 35 adet şal, toka, taç ve telefon kabına el konulmuştur.
3.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi, aynı Kanunun 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
4.Dosyada mevcut 17.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin taklit nitelikte olduğu,… firmaları adına tescilli markaların aynen kullanıldığı, söz konusu izinsiz kullanımların orta seviyedeki tüketiciler üzerinde karışıklığa ve aldatıcılığa yol açacağı, sanığın eyleminin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
5.Sanık savunmalarında; iş yerini aramanın yapıldığı tarihten 2-3 ay önce açtığını, suça konu ürünleri tanımadığı bir seyyar satıcıdan faturasız olarak ve taklit ürün satmanın suç olduğunu bilmeksizin satın aldığını beyan etmiştir.
6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2021/9861 sayılı Uzlaştırıcı Raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/100 Esas, 2021/309 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.