YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11135
KARAR NO : 2023/759
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/66 E., 2019/260 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2017/62 Esas, 2018/323 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2019/66 Esas, 2019/260 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanıklar müdafiinin temyiz istemi özetle; sanıklar hakkında CMK 223/2-b maddesi uyarınca beraat kararı verilmesine, vekalet ücretinin her sanık yönünden ayrı ayrı verilmesi gerektiğine, sanık … hakkındaki tanık beyanlarının kin, husumet ve düşmanlıkla söylendiğine, dosya arasında bulunan Çevre Şehircilik Müdürlüğü bilirkişisinin raporunun gerçeğini yansıtmadığına, Ilgın Sanayici ve İş Adamları Derneğine üyeliğinin bulunmadığına, müvekkili hakkındaki iddiaların 17/25 Aralık sürecinden öncesine ilişkin olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
2.Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
– Sanık … yönünden; sanığın eski Ilgın Belediye Başkanı olduğu, FETÖ/PDY Terör Örgütü ile bağlantılı Özel … Kolejine mevzuata aykırı bir şekilde su, kanalizasyon, elektrik hizmetini sağladığına, Ilgın Sanayici ve İş Adamları Derneğine üye olduğuna ve bu derneğin 667 sayılı KHK ile kapatılan … Sanayici ve İş Adamları Dernekleri Federasyonuna üye olduğuna, Türkiye İş Adamları Konfederasyonuna üye olduğuna, dijital veriler üzerinde yapılan incelemede; resim verilerine örnek olarak eklenen (07/10/2013 file cerated) resimde Korucuk Köyü M. Fetullah Gülen Camii önünde ve Romanya’da bulunan FETÖ ile iltisaklı … Üniversitesi önünde çekilmiş (01.02.2013 file cerated) fotoğrafının tespit edildiğine, tanık beyanlarına göre sanığın örgüt için himmet ve kurban bağışı topladığı, fitre zekatı için zarf dağıttığı, Ilgın Bölge sorumlusu Adnan Hoca isimli şahıs adına düzenlenen veda yemeğine katıldığı, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde mütevelli olarak yer aldığına, tüm deliller uyarınca; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne organik bağı olduğuna ilişkin temadi eden, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemleri bulunduğuna,
– Sanık … yönünden; tanıkların birbirlerini doğrular şekilde sanığın ilçe İlköğretim imamı olduğunu beyan ettiklerine, böylece sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde ilköğretim imamı olarak yer aldığına, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne organik bağı olduğuna ilişkin temadi eden, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemleri bulunduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ın eyleminin değerlendirilmesinde;
Sanık …’ın FETÖ/PDY’nin en önemli gizli ve kriptolu haberleşme programları olan Bylock ve Eagle programının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ya da belgenin olmadığı, sanığın ayrıca kod adı kullanmadığı, her ne kadar bir kısım tanıklar beyanlarında; sanığın 2013 yılından önce FETÖ örgütüne ilişkin sohbetlere gittiğini, mütevelli olduğunu ve örgüte himmet verdiğini söylemiş iseler de, bu ifadeler somut bir vakıaya ve delile dayanmadığından ve bir kısmının yoruma dayalı soyut iddia niteliğinde olduğundan, ayrıca dosyada dinlenen diğer tanıkların sanığın 17-25 Aralık sürecinden sonra cemaate açıkça tavır aldığı yönündeki beyanları da dikkate alındığında, aleyhe olan tanık beyanlarına itibar edilmemiş, tanık beyanlarına itibar edilerek sanığın ara sıra sohbetlere katıldığı ve himmet verdiği değerlendirilse dahi, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas 2017/5155 sayılı Kararı da gözetilerek sanığın çoğunluğu kamuoyu nezdinde örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan, hukuki kılıflarla kamu görevlileri ve sivil şahıslara yönelik bir kısım operasyonlara başlandığı ve legal görünümlü illegal bir örgüt olduğunun halk nezdinde de anlaşılmaya başlandığı, örgütün düzenlemiş olduğu etkinlik ve sohbetlerin sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilmemiş, bir kısım tanıkların sanığın örgüte ait … Koleji’nin yapımına yardım ettiği ve hukuksuz olarak ruhsat verdiği yönündeki iddiaları ise dosyamızda bulunan bilgi ve belgeler ile örtüşmemesi, tanık beyanlarının soyut iddia düzeyinde kalması ve söz konusu Kolejin bulunduğu parsele ait Mevzii İmar Planının 2000 yılında onaylandığı düşünüldüğünde bu durumun açıkça örgüte destek olma ya da örgüt üyeliği kapsamında bir faaliyet olarak değerlendirilmemiş, bir kısım tanıkların sanığın Belediye Kanununda bulunan doğrudan temin yoluyla alım yöntemi ile Ilgında bulunan örgüt mensuplarından alışveriş yaptığını beyan etmişler ise de, dosyamızda bulunan belgeler incelendiğinde; 01.01.2013–01.10.2016 tarihleri arasında yapılan toplam 3.045 adet satın alma işlemlerinden 18 adet alım yapılan firma/dernek ile ilgili FETÖ/PDY kapsamında işlem yapıldığı düşünüldüğünde tanık beyanlarına bu açıdan itibar edilmemiş, bir kısım tanıkların sanığın güneydoğu illerine örgütün kurban dağıtımını sağlamak örgüte yakın öğrenciler ve öğretmenleri gezilere götürmek için belediyeye ait araçları temin ettiğini ileri sürmüş iseler de; bu konuda sadece belediyede şoför olarak çalışan B. A.’in destekler nitelikte beyanda bulunduğu ancak bu kişininde sanık ile aralarında husumet bulunması ve bu nedenle işten ayrılması ayrıca bu konuda belediye başkanlığının herhangi bir görevlendirmesi olmaması, belediyede şoför olarak çalışan ve dosyamızda dinlenen tanıkların bu hususu reddetmesi birlikte düşünüldüğünde aksi yöndeki bu beyanlara itibar edilmemiş, sanığın Ilgın Sanayici ve İş Adamları Derneğine üye olmasına rağmen 11.03.2013 tarihinde kendi isteği ile ayrılması, kızını söz konusu yapıya ait okuldan alması, dosyamızda dinlenen tanıkların sanığın özellikle 17-25 aralık tarihinden sonra cemaate karşı açıkça cephe aldığı yönündeki beyanları, sanığın örgütün en gizli haberleşme programları olan ByLock ve eagle kullandığına ilişkin dosyamızda bilgi ve belge bulunmaması, örgütün maddi kanadı olan Bank … hesabının bulunmaması, buna paralel olarak belediye çalışanlarının maaşlarını bu banka üzerinden ödenmesi yönünde herhangi bir girişiminin olmaması ve dosyamızdaki diğer tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt üyeliği kanaati oluşturacak örgütsel eylemleri işlediği konusunda mahkememizde her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve net bir kanı hasıl olmadığından, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmiştir.
Sanık …’ın eyleminin değerlendirilmesinde;
Sanık …’in FETÖ/PDY’nin en önemli gizli ve kriptolu haberleşme programları olan ByLock ve Eagle programının sanık tarafından kullanıldığını ilişkin dosyada bilgi ve belgenin olmadığı, sanığın kod adı kullanmadığı, örgütle irtibatlı ve iltisaklı dernek ya da vakıflara üyeliğinin ya da yöneticiliğinin bulunmadığı, her ne kadar bir kısım tanıklar beyanlarında; sanığın 2013 yılından önce FETÖ örgütünün orta okul imamı, mütevelli olduğu ve örgüte kurban derisi topladığını söylemiş iseler de; daha sonra mahkememizde verdikleri ifadede sanığı tanımadığını ve bu bilgilerin halk arasında konuşulduğunu, bizzat şahit olmadıklarını beyan ettiklerinden bu ifadelerin somut bir vakıaya ve delile dayanmaması ve yoruma dayalı soyut iddia niteliğinde olması ile dosyamızda dinlenen diğer tanıkların sanığın 17-25 Aralık sürecinden öncede cemaate açıkça karşı olduğunu, kurban derisi toplamadığını, kurbanlarını memleketinde kestiğini, kesinlikle kendilerinden kurban derisi istemediği yönündeki beyanları da dikkate alındığında, tanık beyanlarına itibar edilmediği, sanığın örgütün sendikasına rakip olan … Sen sendikasına üye olması, Bank … hesap hareketliliğin bulunmaması, örgütün gizli haberleşme programları olan ByLock ve Eagle vs program kullandığına ilişkin dosyamızda bilgi ve belge olmaması, kod adı kullanmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgüt üyeliği kanaati oluşturacak örgütsel eylemleri işlediği konusunda mahkemede her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve net bir kanı hasıl olmadığından, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kovuşturma aşamasında Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2017, 26.05.2017, 03.07.2017 ve 27.07.2017 tarihli sanık …’ın tutukluluk halinin devamına ilişkin kararlarda başkan olarak bulunan (40076) sicil numaralı Başkan … Ay’ın, mahkemenin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine başkan sıfatıyla katılması suretiyle karar verilmesi hukuka aykırı ise de anılan uygulamanın sanık lehine olması ve bu hususta aleyhe temyiz bulunmaması gözetilerek CMK’nın 290/1 maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi gösterilerek ilk derece mahkemesince kabul ve takdir kılınmış olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini ve müdafiinin sarf ettiği emek ve mesaiyi esas aldığı, taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngördüğü, buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmayacağından, yapılan yargılama sonunda mahkemenin vekalet ücretine yönelik kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından sanıklar müdafiinin vekalet ücretine ilişkin yerinde görülmemiştir.
2. Nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, tanık anlatımlarına, sanıkların savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin kamuoyuna cemaat olarak bilindiği dönemde söz konusu yapı içerisinde bulunduğu ancak bu yapının kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra yapıyla irtibatını kestiği şeklindeki savunmasının aksine delil bulunmaması ve tanık beyanlarının sanıklar savunmasını doğrular nitelikte olması karşısında, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2019/66 Esas. 2019/260 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.