YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2965
KARAR NO : 2008/4445
KARAR TARİHİ : 14.04.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ödenmeyen ortak giderler için yapılan icra takibine itirazın iptali ile daha önceki yıllar için biriken ortak gider alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Asıl davada; anataşınmazda 3 nolu bölümün maliki olan davalının bu bağımsız bölümle ilgili olarak ortak gider ve aidat borçlarını ödemediği ileri sürülerek Mart 2002 ile Nisan 2004 arasındaki asıl borç ve gecikme tazminatı toplamı olan 3.271 YTL’lik alacağın tahsili istenmiş, birleşen davada ise aynı bağımsız bölümle ilgili Mayıs 2004 ve Mart 2006 tarihleri arasındaki ortak gider alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine yürütülen icra takibine itiraz sonucu takibin durduğu belirtilip bununla ilgili olarak davalının itirazının, alacağın 1373 YTL’lik kısmı ile ilgili olarak iptaline, bu miktar üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi talep edilmiş mahkemece; asıl dava ve birleştirilen dava ayrımı yapımaksızın ve hangi dava ile ilgili olarak verildiği açıklanmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HUMK’nun 388. maddesinin son fıkrasına göre mahkeme kararlarında hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yasanın bu buyurucu hükmü dikkate alınarak mahkemece hem asıl dava ve hem de birleştirilen davada alacağın miktarı bilirkişiye hesaplattırılıp tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda yukarıda değinilen yasa maddesi hükmüne uygun her bir dava için ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.