YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/27852
KARAR NO : 2023/775
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1099 E. – 2021/1143 K.
SUÇ : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2018/431 Esas, 2020/366 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. Maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 58. Maddenin dokuzuncu fıkrası ve 63. maddesi uyarınca 6 Yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gazinatep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/1099 Esas, 2021/1143 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.05.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyiz istemleri özetle; Bankasya isimli bankanın yasalara uygun olarak kurulan ve faaliyet izni bulunan bir banka olduğuna, bu nedenle bu bankayı kullanmanın suç delil etmeyeceğine, müvekkilinin bankadaki hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğuna, talimat ile hareket edilmediğine, sanığın bylock isimli gizli haberleşme programını kullanmadığına, bylock tespit ve değerlendirme tutanağının tespit edilemediğine, bylock delilinin hukuka aykırı delil olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan kişilerin tanık olarak dinlenemeyeceğine ve hükme esas alınamayacağına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz istemleri özetle; sanığın bylock isimli gizli haberleşme programını kullandığına dair bylock tespit ve değerlendirme tutanağının tespit edilemediğine ve bu programı kullanmadığına, bylock delilinin hukuka aykırı delil olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, talimat mahkemesince dinlenilen tanığın bilgisinin duyuma dayalı soyut bilgiler olduğuna, kendilerine tanığa soru sorma hakkının tanınmadığına ve adil yargılanma haklarının kısıtlandığına, … adlı gizli tanıktan elde edilen veri inceleme raporunun hukuka aykırı bir delil olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, müvekkilinin Bank Asyada hesabının bulunmadığına, örgüt ile irtibatlı hiçbir eyleminin olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’ün eyleminin değerlendirilmesinde;
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunmaları, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin “… adlı gizli tanığın teslim etmiş olduğu harici belleğin içerisindeki bilgilerin nasıl ve ne şekilde oluşturulduğunun netleştirilemediği şeklindeki İlk Derece Mahkemesinin belirlemesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna dair 09/07/2019 tarih ve 2019/1344 Esas 2019/4848 sayılı ilamı da gözetilerek veri inceleme raporu, dijital materyal raporu, BTK kayıtları ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, mevcut delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilememesi sonuca etkili bulunmamış olmakla, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturma ile FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanması kapsamında ele geçirilen dijital veri incelemeleri sonucu düzenlenen veri inceleme raporundan eski emniyet görevlisi olan sanığın örgüt içinde “FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme, kampa kalma, her çağrıldığında gelme, sigara, karşı cins, namaz) kişiler” anlamında “…” olarak kodlandığı ve tanık sıfatıyla dinlenen …’ın sanık hakkındaki sohbet toplantılarına katılıp, himmet verdiğne dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde tüm dosya kapsamına göre sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit olup sanığın örgüt bünyesinde sohbet toplantılarına katılması ve sanığın diğer örgüt üyelerine nazaran FETÖ/PDY’nin gizli olarak faaliyet yürüttüğü emniyet istihbarat yapılanma içinde faaliyet yürütmesi hususu dikkate alındığında sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyesi olma suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık …’ın eyleminin değerlendirilmesinde;
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunmaları, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin “… adlı gizli tanığın teslim etmiş olduğu harici belleğin içerisindeki bilgilerin nasıl ve ne şekilde oluşturulduğunun netleştirilemediği şeklindeki ilk derece mahkemesinin belirlemesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna dair 09.07.2019 tarih ve 2019/1344 Esas 2019/4848 sayılı ilamı da gözetilerek veri inceleme raporu, dijital materyal raporu, BTK kayıtları ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde, mevcut delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilememesi sonuca etkili bulunmamış olmakla, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturma ile FETÖ/PDY emniyet mahrem yapılanması kapsamında ele geçirilen dijital veri incelemeleri sonucu düzenlenen veri inceleme raporundan eski emniyet görevlisi olan sanığın örgüt içinde “Örgüt mensubu olup her şeyi ile teslim olan ancak yöneticilik vasfı olmayan örgüt mensubu” anlamında “SAY” olarak kodlandığı ve tanık sıfatıyla dinlenen …’in sanık hakkındaki sohbet toplantılarına katıldığına dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde tüm dosya kapsamına göre sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunmak suretiyle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma (FETÖ/PDY) suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmadığına yer verilir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Sanık … müdafiinin Bankasya isimli bankadaki hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna dair temyiz talebinin değerlendirilmesinde; İlk Derece Mahkemesinin sanığa ilişkin hesap hareketlerini gerekçeli kararında belirttiği ancak bu hususu gerekçesine esas almadığı anlaşılmakla bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık …’un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas saylı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’nden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sanık …’ün eyleminin değerlendirilmesinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütsel sohbetlere katılan ve himmet veren, KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen veri inceleme raporunda, “FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (himmet verme, kampa kalma, her çağrıldığında gelme, sigara, karşı cins, namaz) kişileri'” olarak belirtilen sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık … eyleminin değerlendirilmesinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütsel sohbetlere katılan, KOM Daire Başkanlığı tarafından gönderilen veri inceleme raporunda,”Örgüt mensubu olup her şeyi ile teslim olan ancak yöneticilik vasfı olmayan örgüt mensubu” olarak belirtilen sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç olarak; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümlerde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.12.2021 tarihli ve 2021/1099 Esas, 2021/1143 sayılı Kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.