Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/2267 E. 2023/649 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2267
KARAR NO : 2023/649
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/248 E., 2015/317 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli 2014/248 Esas, 2015/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (kaçakçılık) suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresinin temyiz istemi, cezanın alt sınırının bir yıl olduğuna, eksik ceza tayin edildiğine, erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın seyyar tezgahta kaçak telefon satışı yaptığına dair ihbar üzerine, sanığın seyyar tezgahında 23 adet kayıt dışı cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanığın üzerine atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

4. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Mahkemece ”sanığın adli sicil kaydı ve kanaat oluşması nedeniyle” sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine karar verilmiş olup, sanığın aşamalarda ikrara yönelik savunmalarda bulunması, adli sicil kaydının ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması nazara alınarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen cezanın alt ve üst sınıra ilişkin düzenlemesi “…, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklindedir. Sanık hakkında temel ceza belirlenmesi sırasında cezanın alt sınırının bir yıl olduğu gözetilmeden dokuz ay olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

3. 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

4. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli 2014/248 Esas, 2015/317 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.