YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/773
KARAR NO : 2007/1320
KARAR TARİHİ : 20.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde davalı idareye karşı eğitim ve öğretim giderinden dolayı borçlu olmadığının tespiti, mahkeme aksi görüşte ise borçlu olduğu miktarın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının oğlu …’ın Işıklar Askeri Lisesi öğrencisiyken kendi isteği ile okuldan ayrıldığını, davalı idarenin öğrenim gideri olarak faizi ile birlikte 46.220,60 YTL talep ettiğini, asıl borçlu …’ın reşit olup, okula girerken imzalanan yüklenme senedini oğlu adına velayeten imzaladığını, dava konusu borçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek 28.731,76 YTL asıl alacak ve faizden borçlu olmadığının tespiti, bu istemin yerinde görülmemesi halinde davacının borçlu bulunduğu miktarın tespiti istenilmiştir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden özellikle Kartal 3. Noterliğince 8.8.2001 tarih ve 29118 yevmiye sırasıyla onaylanan yüklenme ve kefalet senedi içeriğinden davaya konu tazminat borçlusunun öğrenci … ve müteselsil kefilin İbrahim Kanbur adlı kişiler olduğu, yüklenme ve kefalet senedini, düzenlendiği tarihte 16.4.1987 doğumlu olup ergin bulunmayan …’a velayeten babası …’ın imzaladığı, buna göre asıl borçlu olan …’ın bu davanın açıldığı 30.3.2006 tarihi itibariyle ergin olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildi- ğinde davalı kuruma tazminat ödemekle yükümlü olanların … ve bu borca kefil bulunan İbrahim Kanbur adlı kişiler olduğu, borçlu …’ın dava tarihi itibariyle reşit bulunduğu gözönünde tutulduğunda başlangıçta yüklenme ve kefalet senedini oğlu adına velayeten imzalamış olan davacı babanın böyle bir dava açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.