YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2847
KARAR NO : 2007/3713
KARAR TARİHİ : 30.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde 14.889.075.000 TL. eğitim ve öğretim giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bozmaya uyulmuşsa da, gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki;
Bozmadan önceki 30.12.2004 tarihli mahkeme kararında davanın kısmen kabulü ile 13.867.130.000 TL asıl borcun ilk ödeme tarihi olan 15.09.2000 tarihinden itibaren kademeli olarak tahsil tarihindeki en yüksek mevduat faiz oranı ile hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dairenin 24.05.2005 tarih 2005/2938 Esas-2005/5442 karar sayılı bozma kararında ise davacı üniversite tarafından davalıya 13.867.230.000 TL.’nin 15.09.2002 tarihinde bir defada değil, belirtilen günden başlayarak değişik tarihlerde yapıldığı anlaşıldığına göre, mahkemece her bir ödemenin yapıldığı tarih ve miktarları bilirkişi kuruluna tespit ettirilip her bir ödeme için ayrı ayrı ödeme (sarf ve tediye) tarihinden dava tarihine kadarki faizi hesaplanıp bu miktara da hükmedip kararda göstermek, asıl alacak miktarı için de dava tarihinden itibaren faize hükmetmek gerekirken, toplam asıl alacak miktarının tamamı için ilk ödemenin yapıldığı tarihten faize hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre, bozma dışında kalan hususlar taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu durumda mahkemece bozma doğrultusunda işlem yapılıp tarafların borç ve haklarının belirlenmesi, dava konusu olayın Dairenin
bozma kararından sonra yürürlüğe giren “5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasa” kapsamında kaldığının tespiti halinde ise “konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına” karar verilip mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin ise davanın açılmasına sebep olan davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeler ile usulü kazanılmış hak kuralını da ihlal edecek şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.