Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2005/11171 E. 2006/2541 K. 28.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11171
KARAR NO : 2006/2541
KARAR TARİHİ : 28.03.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde yönetim planında bahçe olarak gösterilen ortak alanın otopark olarak kullanılmasının önlenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av…. ile aleyhine temyiz olunan davalı vekilleri Av…. ve … geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlen- dikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların kat mülkiyetli anataşınmazın yönetim planı hükümlerine ve kat malikleri kurulunca alınan 21.9.2003 günlü karara aykırı olarak ortak bahçeye araçlarını parkederek ortak yeri otopark olarak kullandıklarını ileri sürerek bu ortak yerin otopark olarak kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu mimari projesinde açık otopark olarak gösterilen yerin, davalılarca projesindeki niteliğine uygun olarak kullanıldığı ve bu alana araç parketmenin yasaya aykırılık oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden, dava konusu yerin bulunduğu anataşınmazda kat mülkiyetinin kurulmuş olduğu, anataşınmazın mimari projesinde arka bahçede belli kat maliklerine özgülenen 6 adet kapalı garaj dışında otopark yeri olmadığı halde projede yapılan değişiklikle sözü edilen kapalı garajların sol arka köşesinde açık otopark alanı düzenlendiği, kat mülkiyeti kurulurken tapuya verilen yönetim planının 8. maddesi son paragrafında “kat malikleri kurulunca kendilerine ayrılan yerler dışındaki ortak yerlere hiç bir şey bırakamazlar ve arabalarını park edemezler” hükmüne yer verildiği, 21.9.2003 günlü kat malikleri kurulu toplantısında yönetim planının sözü edilen hükmüne uygun olarak arka bahçeye araç parkedilmemesi, bunun için de bariyer çiçeklikler yaptırılmasının kararlaş- tırıldığı, 16.11.2003 günlü toplantıda ise yönetim planının ve bir önceki kararın tersine “arka açık otopark sahasının açık otopark olarak kullanılmasının devamına” şeklinde karar oluşturulduğu, bu karara salt 10 kat malikinin olumlu oy kullandığı böylece yönetim planının değiştirilmesi için Kat Mülkiyeti Yasasının 28. maddesinde öngörülen beşte dört çoğunluğun sağlanamadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu edilen yerin Kat Mülkiyeti Yasasının 4. maddesinde öngörülen ortak yerden olduğunda kuşku ve çekişme yoktur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre de kat malikleri yönetim planı ile ortak yerlerin kullanım tarzını, özgülenme biçimini hüküm altına alabilirler. Yönetim planında böyle bir düzenleme varsa bunun değiştirilmesi ancak tüm kat maliklerinin beşte dördünün oyu ile olanaklıdır. Kat Mülkiyeti Yasasının 28. maddesi hükmü uyarınca anataşınmazın (bu bağlamda ortak yerlerin) yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini ve yönetimle ilgili diğer hususları düzenleyen yönetim planı bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Somut olayda yönetim planının 8. maddesi ile anataşınmazda kat maliklerinin kendilerine ayrılan yerler dışındaki ortak yerlere (bu bağlamda ortak yer niteliğindeki açık otoparak olarak ayrılan alana) araç park edilemeyeceği açıkça hükme bağlandığına göre bu hüküm yöntemince ortadan kalkmış olmadıkça anataşınmazdaki tüm kat maliklerini bağlar. 25 bağımsız bölümlü anataşınmazda Kat Malikleri Kurulunun 16.11.2003 tarihli toplantıda 10 bağımsız bölüm malikinin olumlu oylarıyla alınan karar yönetim planı hükmünü değiştirecek yeter sayıda bulunmadığından buna itibar edilemez. O halde tüm kat maliklerini bağlayan sözleşme niteliğindeki yönetim planının 8. maddesi hükmünün geçerliliğini koruduğu ve buna göre de dava konusu edilen ortak yere araç park edilmesinin yasaklandığı gözönünde tutularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.