Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/913 E. 2006/2182 K. 16.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/913
KARAR NO : 2006/2182
KARAR TARİHİ : 16.03.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava 11.297.989.423 TL. tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … ’in, … Apartmanı A Blok yönetiminde ve A-B-C Blokları üst kurulun yönetiminde yöneticilik yaptığı dönemde, defterlerin yönteme uygun tutulmadığı, kayıtlarda tahrifat yapıldığı, bilanço ve gelir gider hesaplarının gerçeği yansıtmadığı, aidat ve avansların toplanmasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği ve bunun gibi işlem ve eylemlerle kat maliklerinin zarara uğratıldığı ileri sürülerek sözü edilen nedenlerle oluşan 11.297.989.423 TL. zararın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden davalı … ’in 2000-2001 ve 2001-2002 dönemlerinde … Apartmanı adlı anataşınmazın üst yönetim kurulunda …, … ve … ve ayrıca bu anataşınmaz üzerindeki A Blok yönetim kurulunda …, …. adlı kişilerle birlikte başkan olarak görev yaptığı, dava konusu edilen zararın doğmasına neden olduğu ileri sürülen eylem ve işlemlerin doğrudan davalı yönetim kurulu başkanının görev ve yetkisi alanında kaldığına, salt onun tarafından yerine getirilmesi gerektiğine ilişkin yönetim planında bir hüküm bulunmadığı gibi bu konuda kat malikleri kurulunca alınmış herhangi bir karar da olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yönetim kurulunu oluşturan başkan ve üyelerin tamamının birlikte yönetim işlerinden kat malikine karşı sorumlu oldukları gözetilerek davalı … Özbilen’in yanında görev yaptığı
2000-2001 ve 2001-2002 dönemlerinde A Blok yönetim kurulu ve Üst Yönetim Kurulunu oluşturan diğer üyelerin de davaya yöntemince dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların sav ve savunmaları ile toplanacak kanıtlara göre oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan husus gözönünde tutulmaksızın karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMY.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.