Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14582 E. 2023/652 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14582
KARAR NO : 2023/652
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI :

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın tedavi masrafı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile asıl ve birleşen davada; sigortalı … …’ın 05.03.2012 tarihinde davalı iş yerinde çalıştığı sırada yaralanması sebebiyle 8.650,93 TL iş göremezlik ödemesi ve hastane tedavi gideri yaptığını, işçinin maluliyetine yol açan iş kazasının davalı iş yerinde alınması gereken güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmemesi, gerekli denetim ve gözetimi yapmaması nedeniyle meydana geldiğini, işçinin çalıştığı ortamın iş güvenliği açısından yetersiz olduğunu, olumsuz çalışma koşullarının kazada etken olduğunu beyanla şimdilik 1.000 TL peşin sermaye değeri ödemesi geçici iş göremezlik ve hastane tedavi gideri ödemelerinin onay ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yaptığı ödemeyi açıklamasına rağmen davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, belirsiz alacak davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın kendi kurum müfettişlerince belirlenen kusur durumuna itiraz ettiklerini, kazazede işçinin yaptığı iş ve iş güvenliği konusunda gerekli eğitimleri aldığını, işçinin yaptığı iş konusunda eğitimli ve deneyimli olduğunu, mevzuatın müvekkili işverene yüklediği tüm görevlerin yerine getirildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2019 tarihli ve 2017/346 Esas, 2019/239 Karar sayılı kararıyla; Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kurum kayıtları, alınan kusura dair bilirkişi raporları, işçi tarafından iş kazası nedeniyle işverenden alınabilecek miktara ilişkin belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sigortalının davalı işverene ait işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, gerçekleşen iş kazası dolayısı ile sigortalıya davacı … tarafından ödemede bulunulduğu, kazanın meydana gelmesinde olayın oluşuna uygun ek kusur raporuna göre davalı işverenin % 80, Sigortalı … …’ın %20 kusurlu olduğu, kusur raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, mahkememizce aldırılan hesap bilirkişi raporunda 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi gereği hesap yapıldığı ve davacı kurumun davalıdan isteyebileceği tazminat miktarının belirlendiği, bakiye ömrün Yargıtay 10. Hukuk Dairesi içtihatları ile uyumlu biçimde TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlendiğinin ve raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından; davacı vekilinin fazlaya dair hakları saklı kalarak davacı …’nın ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak miktarının 117.353,40 TL, geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacak miktarının 6.972,74 TL olduğu anlaşılmakla, davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda (harçtan muaf olan davacı kurumun son celsedeki ıslah beyanı doğrultusunda) davanın kabulüne, hastane ve tedavi masrafı olmadığından iş bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2019/3290 Esas, 2021/1170 Karar sayılı kararıyla; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Davanın yasal dayanağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21/1 . maddesidir.

Eldeki davada, mahkemece aldırılan kusur raporunda “davalı işverenin kazanın meydana geldiği iş ekipmanının günümüz teknolojik gelişmelerine uygun olarak emniyetli olmaması, hareketli aksamlarının mahfazasının takılı olmamasından ve işçisine eğitim verememiş olmasından dolayı % 60 oranında kusurlu olduğunun, kazalı … …’ın koruyucu kapakları olmayan dişli tertibatından uzak durmamış, dikkatsiz ve tedbirsiz davranmış olmasından dolayı % 40 oranında kusurlu olduğunun” Belirtildiği, aynı bilirkişilerden alınan ek raporda ise “davalı işverenin kazanın meydana geldiği iş ekipmanının günümüz teknolojik gelişmelerine uygun olarak emniyetli olmaması, hareketli aksamlarının mahfazasının takılı olmamasından ve işçisine eğitim verememiş olmasından dolayı % 80 oranında kusurlu olduğunun, kazalı … …’ın koruyucu kapakları olmayan dişli tertibatından uzak durmamış, dikkatsiz ve tedbirsiz davranmış olmasından dolayı % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği” rapor edilmiş ve bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan kusur incelemesi yetersiz bulunmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; mahkeme dosyasından aldırılan kusur raporları arasındaki, kusur oranlarında çelişki bulunduğu gözetilip, yukarıdaki açıklamalar ışığında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, oluşması halinde çelişki de giderilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kurum kayıtları, alınan kusura dair bilirkişi raporları, işçi tarafından iş kazası nedeniyle işverenden alınabilecek miktara ilişkin belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sigortalının davalı işverene ait işyerinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, gerçekleşen iş kazası dolayısı ile sigortalıya davacı … tarafından ödemede bulunulduğu, kazanın meydana gelmesinde olayın oluşuna uygun ek kusur raporuna göre davalı işverenin % 80, Sigortalı … …’ın %20 kusurlu olduğu hususunda yetkin bilirkişilerce rapor alındığı ve kusur oranları arasındaki çelişkinin giderildiği, bu itibarla alınan kusur raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, mahkememizce aldırılan hesap bilirkişi raporunda 5510 sayılı Kanunu’nun 21 nci maddesi gereği hesap yapıldığı ve davacı kurumun davalıdan isteyebileceği tazminat miktarının belirlendiği, bakiye ömrün Yargıtay 10. HD içtihatları ile uyumlu biçimde TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlendiğinin ve raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından; davacı vekilinin fazlaya dair hakları saklı kalarak davacı … nın ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak miktarının 117.353,40 TL, geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacak miktarının 6.972,74 TL olduğu anlaşılmakla, davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda (harçtan muaf olan davacı kurumun son celsedeki ıslah beyanı doğrultusunda) davanın kabulüne karar verilmiştir. Hastane ve tedavi masrafı olmadığından iş bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek,
Davacının davasının kabulü ile,
1-)Davacının davalıdan bağlanan gelirden kaynaklı isteyebileceği alacağının 117.353,40 TL, ödenen geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacağının 6.972,74 TL gelirin onay, ödeme ve sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı kuruma verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,
2-)Tedavi masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, dair hüküm kurulmuştur.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1- Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; Kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, tedavi masrafı yönünden dava bulunmasına rağmen bu hususta karar verilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, belirsiz alacak olarak açmadığından talebini artırmasının mümkün bulunmadığını, malüliyete itiraz ettiklerini, kurumca belirlenen oranın esas alınamayacağını ve … dan rapor alınması gerektiğini, keşif yapılmadan alınan kusur raporuna itiraz ettiklerini, yeniden kusur rapor alınması gerektiğini belerterek kararın bozulmasını talep etti

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21 inci maddenin birinci fıkrası ile 76 ıncı maddesinin dördüncü fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1-Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi tarafından asıl davada verilen kararda, hükme esas alınan ve kurumca gönderilen belgelerin incelenmesinde, kaza olayı ile ilgili olarak, davacı Kurum tarafından 14.08.2013 onay tarihli 146.691,75 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin hak sahibine bağlandığı, yine kaza olayı ile ilgili 8.715,93 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı anlaşılmakta iken, birleşen ve tedavi giderinin talep edildiği davada ise, ilk peşin sermaye değerli gelirin 137.363,51 TL olduğu ve mahkemece bu çelişkinin giderilmediği, diğer taraftan birleşen davada talep edilen tedavi giderlerine ilişkin belgelerin kurumdan talep edilmediği anlaşılmıştır.

2- Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece yapılacak iş;
a-Bozma sonrası birleşen dosya içerisinde mevcut ilk peşin sermaye değerli gelir ile asıl davada talep edilen ilk peşin sermaye değerli gelir arasındaki çelişki giderilmeli,

b-Birleşen davaya esas tedavi belgeleri-masrafları, ödeme belgeleri kurumdan celp edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

c-Diğer yandan, kabule göre de ” Karar verilmesine yer olmadığına ” değil, ilgili kaza sonrası tedavi masrafının yapılmadığının anlaşılmasının subut bulması halinde birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi kabul ile karar verilmesi bozma nedenidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.