YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4500
KARAR NO : 2023/334
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2015 tarihli ve 2014/20 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.01.2018 tarihli ve 14-2015/113470 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekilinin temyiz istemi; beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; “Sanığın tüm aşamalarda atılı suçu inkar ettiği, gösterilen ve dinlenen tanıkların sanık savunmalarını doğrulayıp daha açıklayıcı bir yenilik getirmediği, uyuşturucu etkisi altında olduğunu iddia eden mağdure yönünden bu iddianın herhangi bir delilinin tespit edilemediği, Gebze Fatih Devlet Hastanesinin 19/07/2013 Tarihli …’a ait “Yaralanmanın etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüdedir. İdrar örneğinde ilaç izine rastlanmadığı gibi sanığın evinde yapılan aramada, uyuşturucu madde bulunamadığı, mağdure hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünün 15/07/2013 tarihli raporunda; mağdurenin anatomik yapı bakımından bakire olduğu, ancak kızlık zarının yapısı gereği yırtılmadan veya kanama olmadan ilişki kurulmaya müsait olduğunun belirtildiği, cinsel ilişkiye delalet edecek tıbbi bir bulgu da edinilemediği, aşamalardaki mağdure savunmalarının çelişkiler içerdiği, mağdure iddiasını doğrulayacak kendi iddiası dışında destekleyecek hiç bir beyan edinilemediği, dağınık bir sosyal yaşantısı olduğu dosyaya yansıyan mağdurenin aile baskısı ve etkisi altında ailesinden çekindiği için bu yönlü beyanlar vermiş olması ihtimalinin bertaraf edilemediği, bu suretle sanığın aşamalardaki tutarlı savunmaları, mağdurenin sıcağı sıcağına verdiği ve sonraki çelişkili beyanları, tüm tanık beyanları, mağdura ait dosyada bulunan Kocaeli Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nün 15/07/2013 tarihli raporları, sanığın dosyaya sunduğu mağdurun yazdığını ifade ettiği ve mağdurca da yazıldığı kabul edilen yazı içeriği ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde atılı suç tarihinde 15 yaşından büyük olduğu anlaşılan mağdurenin sanık ile rızasına istinaden veya rızası hilafına cinsel ilişkiye girdiğine dair atılı iddia dışında sanığın cezalandırılmasına yeterli nitelik ve derecede her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak CMK 223/2-e.maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın BERAATİNE karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşılarak mahkememizce sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklinde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2015 tarihli ve 2014/20 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.