YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2423
KARAR NO : 2023/1895
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3739 E., 2022/3645 K.
DAVA TARİHİ : 03.03.2020
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/154 E., 2022/342 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kurumdan 17.01.2017 tarihinden itibaren babası … üzerinden yetim aylığı almakta iken 20.11.2019 tarihli Kurum işlemi ile aylığının muvazaalı boşanma nedeniyle kesildiğini, toplam 25.961,68 TL borcu ödemesi gerektiğinin bildirildiğini,davacının muvazaalı boşanma gerçekleştirmediğini, boşandığı eşiyle fiili bir birliktelik yaşamadığını, eski eşinin çalışmaması ve evlilik süresince cezaevine girmesi, temel geçim ihtiyaçlarını karşılamaması ve zaman içinde baş gösteren sorunlar nedeniyle eşinden anlaşmalı olarak boşandığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, muvazaalı boşanma gerekçesi ile davalı kurum tarafından tesis edilen, davacının ölüm aylığının kesilmesine ve davacı adına toplam 25.961,68 TL borç tahakkuk edilmesine dair işlemin iptaline,davacının davalı kuruma borçlu bulunmadığının tespitine, kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline ve kesilen aylığın yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının beyanlarının soyut nitelikte olduğunu, davacının eşinden boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine yetim aylığının kesilme işleminin kanuna uygun olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile ifadelerine başvurulan kamu tanıklarından …, … ve …’un ifadeleri ve SGK denetim raporu ve kurum kayıtlarından edinilen bilgiler dikkate alındığında; … ve …’un evli kaldıkları 3 yıl ve boşandıktan sonraki 1,5 yıl “… ” adresinde birlikte oturdukları, Mayıs 2018’de “… ” adresine taşındıkları ve burada birlikte ikamet ettikleri, …’un nüfus kayıtlarında ikamet adresini değiştirmediği, eski adreste kayıtlı olmasına rağmen 1 yıl önce eşiyle birlikte adresten ayrıldıkları, …’un 2016 yılında boşanmasına rağmen 2019 yılındaki SGK denetimi sırasında eşinin soyadını kullanıyor olduğu (site kayıtlarında – zilde) ve öyle tanındığı, boşanmamış evli bir çift gibi hayatlarını sürdürdükleri, boşanmalarına rağmen ayrılmadıkları, ihtilaflı dönemde birlikte yaşamayı sürdürdükleri anlaşıldığından davanın reddine dair, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunmadığının beyan ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tanık Ö.Ç’nin davacının eski sevgili olduğu için kin ve nefretle hareket ederek aleyhte beyanlarda bulunduğunu, salt onun varlığının bile eski eşle yaşamadığının kanıtı olduğunu, ayrıca kapı zilinde eski eşin soyadının bulunmasının birlikte yaşamayı göstermediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; “ölen sigortalının hak sahiplerinden; … eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınır. “,
Madde 96 hükmüne göre “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
“..itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…”
Aynı Kanun’un 59 uncu maddesinin başlığı kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; “bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür …”, maddenin 2 inci fıkrasında “kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir…” şeklinde düzenlenmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…