YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4468
KARAR NO : 2023/9508
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318 inci maddesi uyarınca yerinde görülmeyerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Buldan Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2015 tarihli ve 2016/10437 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında kasten yaralama ve resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 205 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2015 tarihli ve 2015/152 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı ile görevsizliğine, sanık hakkında yağma eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesi gereğince yargılama yapılması için dosyanın görevli ve yetkili … 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/198 Esas ve 2016/182 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/198 Esas ve 2016/182 Karar sayılı kararının sanık … müdafii ile katılan … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20/01/2021 tarihli ve 2018/1206 Esas, 2021/488 Karar sayılı kararı ile;
“…Tanık …’nin, borçlusu sanık … olan toplam 3.361,26 TL bedelli 7 adet senedi icra takibine koyması için avukat olan katılan …’e verdiği, sanık …’ın 18.11.2014 günü katılan …’in avukatlık bürosuna gidip, avukat katibi katılan …’e borcunu ödeyip senetleri almak istediğini söylediği, katılan …’in ofiste bulunmayan katılan …’i arayıp “sanık …’in borcunu ödeyip, senetlerini almak istediğini” söylediği, katılan …’in katılan …’e “…’ın borcunu ödedikten sonra senetlerini …’a vermesini” söylemesi üzerine katılan …’in suça konu senetleri çıkardığı sırada sanığın katılan …’in elinden senetleri zorla alıp, senetler üzerindeki imzalı kısımları yırtıp cebine koyduktan sonra “benim kimseye borcum yok, ne yapabilecekseniz yapın artık” diyerek ofisten ayrıldığı, olayda;
1) Oluş ve dosya kapsamına göre; yağma suçunu, iş yerinde gerçekleştiren sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 149/1. madde ve fıkrasının (d) bendi ile uygulama yapılıp temel cezanın belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, TCK’nin 148/1. maddesi ile temel ceza belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında yasal koşulları bulunmayan TCK’nin 150/2. maddesi ile uygulama yapılarak noksan ceza tayini…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/45 Esas ve 2021/291 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Olayın kurgudan ibaret olup sanığın cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
3. Katılanın sanığın olay yerinden ayrılmasından yaklaşık dört saat geçtikten sonra şikayette bulunması da dikkate alınarak hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili beyanlarına dayanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Olayın gerçekleştiği iddia edilen saatte sanığın okulda sınavda olduğu hususunun dikkate alınmadığına,
5. Avukatlık bürosunun konumu itibariyle katılanın etraftan yardım istememesi hususunun hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
6. Suça konu senetler bedelsiz kalmış olduğundan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
7. Sanık tarafından dosyaya sunulan katılan ile aralarında sanığın atılı suçu işlemediğine ilişkin ses ve görüntü kaydının yasak delil niteliğinde olmayıp hükme esas alınması gerektiğine,
8. Sanık hakkında kasten yaralama ve resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçlarından kamu davası açılması üzerine verilen görevsizlik kararı ile görülen davada sanığa yağma suçundan ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması sureityle savunma hakkının kısıtlanmış olduğuna,
9. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Tanık A.Ö.’nün, borçlusu sanık … olan toplam 3.361,26 TL bedelli 7 adet senedi icra takibine koyması için avukat olan katılan …’na verdiği, sanık …’ın olay günü gündüz saatlerinde katılan …’in avukatlık bürosuna giderek söz konusu büroda avukat katibi olarak çalışan katılan …’e borcunu ödeyip senetleri almak istediğini söylediği, katılan …’in ofiste bulunmayan katılan …’i arayıp “sanık …’in borcunu ödeyip, senetlerini almak istediğini” söylediği, katılan …’in katılan …’e “…’ın borcunu ödedikten sonra senetlerini …’a vermesini” söylemesi üzerine katılan …’in suça konu senetleri çıkardığı sırada sanığın katılan …’in elinden senetleri zorla alıp, senetler üzerindeki imzalı kısımları yırtıp cebine koyduktan sonra “benim kimseye borcum yok, ne yapabilecekseniz yapın artık” diyerek ofisten ayrıldığı, katılan …’in ellerinden basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Katılanların aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın ise aşamalarda “senet bedellerini ödemek için katılan …’in bürosuna gittiklerini, katılanın bürosunda olmadığını, katılan …’in katılan …’i aradığını ve senetlerin yerini öğrendiğini, senet bedellerini ödeyerek aldığını ve senetleri yırtarak çöpe attığını, herhangi bir sorun yaşanmadan çıkıp gittiğini, ilerleyen saatlerde katılan …’in kendsini arayıp komisyon istediğini, kendisinin bunu ödemeyeceğini söylemesi üzerine babasını arayarak kendisini gasptan şikayet edeceğini söylediğini” beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.
4. Tanık A. Ö. “tutanağa konu senetlerin bedellerini tahsil etmediğini hali hazırda söz konusu senetler nedeniyle alacaklı olduğunu haricen ödeme yapılmamış olduğunu” beyan ederek sanığın iddialarını doğrulamamıştır.
5. Tanık U.E.K, Soruşturma aşamasındaki beyanında “senet bedellerini ödemek için sanık ile birlikte katılan …’in bürosuna gittiklerini, büroda katılan … ile sanığın başka bir odaya geçtiklerini, içeride yaşananları kendisinin görmediğini, sonra bürodan normal bir şekilde çıktıklarını” belirtirken kovuşturma aşamasında “sanık ile katılan …’in bürosuna gittiklerini,katılan …’in senetleri çıkardığını, bu senetleri kendisinin gördüğünü,katılan ile sanığın kendisinin bulunduğu yerdeki masaya gelerek senetleri masaya koyduklarını, sanık ile katılanın arasında herhangi bir tartışma olmadığını” belirterek olay günü sanık ile birlikte katılan …’e ait büroya gittiklerini kabul ederken olayın gelişimi bağlamında çelişkili beyanda bulunduğu görülmüştür.
6. Katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesince tanzim olunan, 18.11.2014 tarihli; “sol el dördüncü parmak üzerinde 1 cm lik abrazyon, sol el bileğinde 0.5 cm lik abrazyon, sağ el bileğinde 0.5 cm lik abrazyon olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralandığı” görüşünü içerir kesin adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. Suça konu 7 (yedi) adet imza kısımları yırtılmış bononun muhafaza altına alındığına dair 18.11.2014 tarihli muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
8. Dava dışı altı kişinin adının geçtiği ve söz konusu senetlerin Av. …na teslim edileceği, ödeme yapıldığında senetlerin sanığa iade edileceği, … ve …’ye ait senetlerin tanık A. Ö. dışında kimse tarafından takibe koyulamayacağı ve tahsil edilemeyeceğinin belirtildiği sanık … ile tanık A. Ö. tarafınca imzalandığı belirtilen 26.02.2014 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.
9. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Eksik İnceleme Ve Beraat Etmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden,
Katılanın tüm aşamalarda birbiriyle uyumlu beyanları ve bu beyanları doğrulayan adli rapor içeriği, tanık beyanları, adli emanete kayıtlı imza kısımları yırtılmış senetler ile sanığın suçtan kurtulmaya yönelik mesnetsiz savunmalarına itibar edilmemiş ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden sanık müdafiinin olayın kurgudan ibaret olduğuna, katılanın sanığın olay yerinden ayrılmasından yaklaşık dört saat geçtikten sonra şikayette bulunması da dikkate alınarak hayatın olağan akışına aykırı ve çelişkili beyanlarına dayanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayın gerçekleştiği iddia edilen saatte sanığın okulda sınavda olduğu hususunun dikkate alınmadığına ki sanık ve arkadaşı olan tanığın olay günü ola yeri olan avukatlık bürosuna gittiklerini kabul ettikleri saatte hata olabilmesinin olağan olduğu, avukatlık bürosunun konumu itibariyle katılanın etraftan yardım istememesi hususunun hayatın olağan akışına aykırı olduğun yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden,
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın katılan …’in elindeki senetleri direnmesine karşın ellerine bastırmak ve adli raporda belirtilen şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verecek şekilde zorla alıp, senetler üzerindeki imzalı kısımları yırtıp cebine koyduktan sonra “benim kimseye borcum yok, ne yapabilecekseniz yapın artık” diyerek olay yerinden ayrılması şeklindeki eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Ses Ve Görüntü Kaydının Yasak Delil Niteliğinde Olmadığına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden,
Somut olayda; sanığın hakkındaki yağma suçundan görülen kamu davasının yargılamasının devam ettiği sırada katılan …’i çağırarak yapmış oldukları görüşmeyi kayda aldığı anlaşılmıştır. Sanık tarafında mahkemeye sunulan ses ve görüntü kaydının 28.04.2016 tarihli oturumda mahkemece izlendiği “…söz konusu görüntülerin katılanın rızası ve bilgisi dışında kaydedildiği, sanık tarafından katılana yönlendirici beyanlarda bulunduğu, talimat verir şekilde ifade verdiği…” hususlarının zapta geçilmiş olduğu, alınan ses ve görüntü kaydının tesadüfen yapılan bir arama üzerine ya da tesadüfi bir karşılaşmada, başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde değil, bir planlama dahilinde yapıldığı, bu nedenle bahsi geçen kaydın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Suça Konu Senetlerin Bedelsiz Kalmış Olduğuna Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden,
Dosya kapsamında mevcut 26.02.2014 tarihli tutanak içeriğinde senet borçlarının ödenmiş olduğuna dair ibare bulunmadığı gibi alacaklı olan tanık A.Ö.’nün mahkemece alınan beyanlarında söz konusu senetlerin bedellerinin ödenmemiş olduğunu beyan ettiği, sanığın ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belge sunamadığı da dikkate alınarak senetlerin haricen ödenmiş olduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Sanığa Ek Savunma Hakkı Verilmeyerek Savunma Hakkının Kısıtlandığına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden,
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulanması gerektiğine ilişkin Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının sanık ve müdafiine okunarak bozmaya karşı diyeceklerinin sorulduğu, Cumhuriyet Savcısının 20.05.2021 tarihli esas hakkındaki mütalaasında, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince cezalandırılmasını talep ettiği, sanık ve müdafiinin de bu mütalaaya karşı esas hakkındaki savunmalarını yaptıkları tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6. Vesaire Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemle uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04/11/2021 tarihli ve 2021/45 Esas ve 2021/291 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.