Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/6817 E. 2023/9493 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6817
KARAR NO : 2023/9493
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 18. Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Oğuzeli Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2008 tarihli ve 2008/159 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. Yapılan yargılama sonucu Oğuzeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2009 tarihli ve 2008/268 Esas, 2009/82 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilerek; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 09.04.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3. Oğuzeli Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2015/678 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 14.07.2013 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bentinde yer alan çocuğuna karşı kasten yaralama suçunu işlediği ve … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 tarihli ve 2013/508 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararı ile neticeten 2.240,00 TL adli para cezasına karar verilerek bu kararın, 17.09.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebebi;
1. Fazla ceza verildiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur ve sanığın amca çocuğu oldukları ve aralarında suç tarihinden önceye dayanan tarla meselesi nedeniyle anlaşmazlık olduğu, bu nedenle mağdurun kaymakamlıktan tarlaya ilişkin keşif talep ettiği, bu keşife ilişkin sanığa tebligat gittiği, suç tarihinde aracına lpg almaya giden mağdurun sanık ile karşılaştığı, sanığın yanında tanıklar M.B., E.B. ve A.R.B. ‘nin de olduğu, sanığın, aracının camından mağdura durmasını ve kendisiyle konuşacağını söylediği, ancak mağdurun daha önce arasında husumet olan sanıktan korktuğu için durmadığı ve aracıyla petrol istasyonuna akaryakıt almak üzere gittiği, sanığın da mağduru aracıyla takip ederek petrol istasyonuna gittiği ve aracıyla petrol istasyonunda akaryakıt almak üzere pompanın yanında bekleyen mağdurun yanına gittiği, sanığın bağırarak mağdurdan araçtan inmesini istediği, mağdurun o sırada aracının camlarını kapattığı, sanığın ısrarla bağırması üzerine mağdurun araçtan çıktığı, sanığın mağduru kolundan tutup çekiştirmeye başlaması üzerine mağdurun belinde bulunan kuru sıkı tabancayı korktuğu için sanığa göstererek “Üstüme gelme yoksa ateş ederim” dediği, bunun üzerine sanığın aracının arka kapısını açarak araçta bulunan av tüfeğini alıp kaçan mağdura hitaben “Kaçma, vururum seni, öldürürüm” diyerek mağduru kovalamaya başladığı ancak mağdurun aracına binerek olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır.

2. Mağdur ve sanığın olaydan kısa bir süre sonra aynı gece Jandarma Komutanlığına gelerek olayda kullandıkları av tüfeği ve kuru sıkı tabancayı görevli personele teslim ettiklerine dair 21.07.2008 tarihli muhafaza altına alma tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.
3. Olay anına ilişkin görüntülerin yer aldığı CD’nin yerel mahkemece 11.02.2009 tarihli duruşmada izlendiği ve;
“Sanık …’in kırmızı renkli bir araç ile petrole geldiği, üzerinde mavu tişört bulunduğu bu sırada diğer sanık …’in de sanık …’in üzerine geldiği, elinden tutmaya çalıştığı, bunun üzerine sanık …’in belinde bulunan ve suçta kullanılan silahı çıkarttığı, silahı kimseye dorultamadığı , yere doğru ttuttuğu görüldü. Daha sonra sanık …’in görüntüden çıktığı ve bir süre sonra elinde tüfek ile diğer sanık Bülentk’in olduğu yere doğru koştuğu , sanık …’in ise tekrar aracına binip, olay yerinden uzaklaştığı görüldü” şeklindeki gözlemin duruşma tutanağında yer aldığı görülmüştür.

4. Tanık H.A.’nın olayın bir kısmına dair anlatımlarının mağdur beyanlarını doğruladığı görülmüştür.

5. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; olay günü mağdurun silahla aracından indiğini, “Üzerime gelme sıkarım dediğini”, bunun üzerine kendisinin de aracından silahını aldığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Fazla Ceza Verildiğine Yönelik;
Sanığın eylemine uyan silahla tehdit suçundan yerel mahkemece alt sınırdan ceza tayin edildiği ve takdiri indirim yapılmak suretiyle de cezasından indirim yapıldığı, ilk haksız hareketin sanıktan gelmiş olması nedeniyle hakkında haksız tahrik hükmünün de uygulanamayacağı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaireye Yönelik;
1. Adli emanetin 2008/64 sırasında kayıtlı av tüfeğinin müsaderesine karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 18. Asliye Ceza Mahkemesi, 15.02.2016 tarihli ve 2015/678 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.