YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3792
KARAR NO : 2023/105
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, vekil edeninin 1 No.lu bağımsız bölümü 1986 yılından beri çekişmesiz ve aralıksız kullandığını, kayıt maliki Nazeni Virjin Atmacıyan’ın 1978 yılında öldüğünü açıklayarak tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar …, … Meriç ve … vekili, vekil edenlerinin miras bırakanı Nazeni Virjin Atmacıyan’ın öldüğü 23.06.1977 tarihi itibariyle nizalı taşınmazın davalıların mülkü ve maliki olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davaya müdahil olarak katılma talebinde bulunan …, …, … vekili, İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.07.2010 tarihli ve 2010/672 Esas, 821 Karar sayılı veraset belgesine göre; vekil edenlerinin, kayıt malikinin mirasçısı olduklarını, uyuşmazlık konusu taşınmazın müvekkilleri adına tapuda intikalinin gerçekleştirildiğini, davacı aleyhine elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açtıklarını bildirerek davaya katılmayı talep etmiş, ancak dayanak veraset belgesinin iptali üzerine, 03.05.2012 tarihli yargılama oturumunda, davacı aleyhine açtıkları elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli davayı takip etmeyeceklerini, taşınmazla ilgili mülkiyet iddialarının bulunmadığını bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “… mahkemece TMK’nın 713/1 ve 2 nci maddeleri çerçevesinde ölüm hukuki sebebi esas alınarak taraf delillerinin toplanması, oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde ve hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır… 1986 tarihinden 2006 tarihine kadar davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğunun belirlenmesi halinde; gerek 3 üncü şahıslar adına gerekse mirasçıları adına 2006 tarihinden sonra gün, ay ve yıl itibariyle yapılacak hesaplama sonucu 20 yıllık kazanma süresi dolmamış ise bu süreden sonra yapılacak tüm intikallerin hukuki sonuç doğurmayacağının, anılan kişilerin adlarına yapılan intikalin TMK’nın 1025 inci maddesi uyarınca yolsuz tescile dönüştüğünün gözönüne alınması ve bu kişilere karşı ayrı bir dava açılması için süre ve imkan verilerek, açılan davanın eldeki dava ile birleştirilerek görülmesinin düşünülmesi gerekir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece bozma ilamına uyularak, dava konusu 1 No.lu bağımsız bölümün davalılar …, … ve … Meriç adlarına olan tapu kaydının iptali ile TMK’nın 713/2 nci maddesi gereğince davacı adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalılar … olan …, … Meriç ve … vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “… sair temyiz itirazlarının bilahare incelenmesine, temyize konu dava hakkında ise 03/07/2014 tarihinde verilen kararla …, … ve ….İşçi adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Her ne kadar az yukarıda tarih ve sayısı belirtilen mahkeme hükmü ile dava konusu taşınmazın …, … ve Sibel Meriç İşçi adına tesciline karar verilmiş ise de; söz konusu karar infaz ettirilmek sureti ile tapu yeni malikler adına tescil ettirilmeden karar verilmiştir. Tapunun mülkiyet sütununun değiştirilmesine ilişkin iptal ve tescil davaları tapu sicilinde malik görünen kişi ya da kişilere karşı açılır. Bu açıklamaya göre mahkemece kesinleşen hüküm doğrultusunda infaz yaptırıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, karar tarihi itibariyle hüküm fıkrasında gösterilenlerin dışındaki kişiler adına kayıtlı 213 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 1 No.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptal ve tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan..” bahisle hüküm bozulmuştur.
5. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, tapuda mahkeme hükmü gereğince infaz sağlanılarak, 1 No.lu bağımsız bölümün davalılar …, … ve … Meriç adına olan tapu kayıtlarının iptali ile TMK’nın 713/2 nci maddesi gereğince davacı adına kayıt ve tecsiline, diğer davalılar …, … ve … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karara karşı bir kısım davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
6. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar: “… Somut olayda, davacı, dava konusu 213 ada 5 parsel sayılı taşınmazda 1 No.lu bağımsız bölümü 1986 yılından beri kullandığını beyan ederek, tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuş, mahkemece, dava konusu taşınmaz yerinde görülmeden, tanıklar duruşmada dinlenilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Az yukarıda da bahsedildiği üzere, uyuşmazlığın giderilebilmesi için davanın niteliği gereği keşif yapılması zorunlu olduğu halde keşif yapılmadan, taşınmazın aynına ilişkin davalarda tanıkların keşif mahallinde dinlenmesi kuralı da ihlal edilerek kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş, dava konusu taşınmazın başında keşif yapılarak tanıkların taşınmaz başında dinlenilmesi ve toplanmış deliller çerçevesinde bir karar verilmesi olmalıdır. Bu husus düşünülmeden yazılı olduğu üzere karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece: “…davaya konu adres ve belirli bağımsız bölüm zaten belli ve 1 No.lu bağımsız bölüme ilişkin olduğundan ve tanıklar da önceki duruşmalarda dinlendiğinden, HMK’nın 30 maddesi gereğince bu tanıkların beyanlarında taraflarca bir değişiklik de bildirilmediğinden dinlenen tanık beyanlarının yeterli kanaat oluşturmakla usul ekonomisi gereğince yeniden dinlenmemiş, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabit olduğu üzere davacının taşınmazda 1986-2006 yılları arasında 20 yıl nizasız-fazılasız malik sıfatı ile zilyet olduğu, TMK’nın 713/2 nci maddesi şartları oluştuğu…” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hatalı olduğu, davacı lehine kazanım koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TMK’nın 713/2 nci fıkrasında düzenlenen ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK’nın 713/2 nci maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan madde de, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir”, denilmiştir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.