Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/1263 E. 2023/9548 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1263
KARAR NO : 2023/9548
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar …, …, suça sürüklenen çocuk … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/25466 soruşturma numaralı ve 03.04.2022 tarihli iddianamesi ile sanıklar …, … hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca;
… Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/25465 soruşturma numaralı ve 27.04.2022 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuklar …, … hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca; cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/261 Esas, 2022/461 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar …, … hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Suça sürüklenen çocuklar …, … hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/3072 Esas, 2022/3132 Karar sayılı kararı ile, sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf başvurularının, mağdurun suça sürüklenen çocuklar hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasında, iştirak halinde suç işleyen sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçmenin diğerini de kapsayacağı yönündeki düzenleme karşısında, katılanın iştirak halinde suç işleyen suça sürüklenen çocuklar hakkında şikayetinden vazgeçmesiyle sanıklar hakkında da şikayetten vazgeçmiş sayılması nedeniyle katılan sıfatının kaldırılmasına ve mağdurun katılan sıfatı kaldırıldığından lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca hükümde yer alan katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin paragrafın hükümden çıkartılmak suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması gerektiğine,
2. Tercüman çevirilerinin yetersiz olması nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına,
3. Diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde bulunmadığına, yağma suçunu işleme kastı ve iradesiyle hareket etmediğine, üzerine atılı suçu işlemediğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
4. Sanığın beraatine aksi takdirde tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması gerektiğine,
2. Sanığın hareketsizliğinin etkin pişmanlık olarak değerlendirilmesi gerektiğine,
3. Sanığın olayda fiili hakimiyeti bulunmaması nedeniyle beraatine aksi halde yardım eden olarak kabul edilmesine,
4. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

C. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması gerektiğine,
2. Suça sürüklenen çocuğun suçu oluşturan eylemi baskı ve tehdit altında işlediğine, özgür iradesi ile hareket etmediğinden kusurundan bahsedilemeyeceğine, iradesinin fesada uğradığına, bu nedenle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 21 ve 28 inci maddelerinin uygulanmasına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

D. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Suça sürüklenen çocuğun yağma suçuna iştirak etmediğine, suçu oluşturan eylemi baskı ve tehdit altında işlediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Aslen Belarus vatandaşı olan mağdur …’nın 14.03.2022 günü Belarus ülkesinden yerleşmek amacıyla … iline geldiği, bir süre arkadaşında kaldıktan sonra internetten kiralık ev aramaya başladığı, internet üzerinden … isimli emlak işi ile uğraşan bir şahısla tanıştığı, 15.03.2022 tarihinde kiralık ev bakmak üzere bu şahısla buluşmaya karar verdiği, şahsın yanında mağdurun daha önceden tanımadığı sanık …’ı de getirdiği, birlikte kiralık ev baktıkları, mağdurun bakılan evleri beğenmemesi üzerine oteline geri döndüğü, bir müddet sonra sanık …’in mağduru telefonla arayarak kendisine uygun bir ev olduğunu söylemesi üzerine mağdurun sanık … ile buluştuğu, buluşma noktasına diğer sanık …’nin de geldiği, sanıklar … ve …’ın Moon Light isimli sitede bir daireyi mağdura gösterdikleri, mağdurun evi beğenmesi üzerine evle ilgili tadilatın bitiminden sonra taşınacaklarına dair sanıklarla mağdurun anlaşarak aralarında sözleşme yaptıkları, mağdurun iki aylık kira bedeli olan 16.000,00 TL parayı sanık …’a, 200 Dolar mobilya masrafını da sanık …’ye verdiği ve mağdurun, evin tadilatının yapılmasını beklediği, 24.03.2022 tarihinde akşam saatlerinde sanık …’ın mağduru arayarak evin boyasını seçmesini istediği, ertesi gün yine akşam saatlerinde bu sefer sanık …’nin mağduru arayarak evin boya rengini, halıları ve avizeleri birlikte seçmeleri gerektiğini, kendisini otelden alacağını söylemesi üzerine mağdur ve sanığın otelin bahçesinde 25.03.2022 tarihinde buluşmak üzere anlaştıkları, sanık …’nin kiraladığı 07 … … plakalı araç ile yanında suça sürüklenen çocuk … olduğu halde mağduru Ada Otel’in önünden aldıkları, sanık …’nin sürücülüğünde …-… yoluna çıktıkları, aracın arka koltuğuna oturan mağdurun alışveriş merkezine gideceğini düşündüğü sırada aracın başka yollara gittiğini görmesi üzerine sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’a nereye gittiklerini sorduğunda, sanıkların “arkadaşlarının dükkanı olduğunu ve oraya gittiklerini” söyledikleri, akabinde araçla Helena Oteli yakınına gittikleri, bu sırada sanık …’ın sanık …’yi telefonla aradığı ve … Konyaaltı Çakırlar bölgesinde bulunan ormanlık alanın konumunu sanığa atarak bulundukları yere gelmelerini istediği, saat 19.00 sularında Çakırlar bölgesindeki ormanlık alanda sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ün bulunduğu, sanık …’ın kiraladığı 07 … .. plakalı araç ile buluştukları, suça sürüklenen çocuk …’ün araçtan inerek mağdurun bulunduğu aracın arka yolcu kapısını açıp mağdura tabanca doğrultarak Apple marka telefonunu, saatini ve çantasını vermesini istediği, korku ve paniğe kapılan mağdurun suça sürüklenen çocuk …’e istediği telefonu, saati ve içerisinde 3.185,00 TL, 74 Amerikan doları, 10 Ruble para ve Iphone 13 marka cep telefonu bulunan çantasını verdiği, bunları alan …’ün, sanık …’ın kullanımında bulunan araca bindiği, tekrar araçtan indiği, mağdur …’nın yanına gittiği, telefon ve çanta içerisinde bulunan banka kartının şifrelerini söylemesini istediği, mağdurun telefon ve banka kartının şifresini verdiği, …’ün mağdurun bulunduğu 07 … … plakalı aracın kapılarını kilitlediği, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … ile birlikte diğer sanık …’ın bulunduğu araca bindikleri, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların mağdurun eşini aradıkları, ”Eşin elimizde, 100.000,00 ABD doları parayı getirmezsen, eşiniz ölür” diyerek tehdit ettikleri, mağdurun eşinin 100.000,00 ABD doları paranın çok olduğunu söylemesi üzerine, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların “O zaman 50.000,00 ABD Doları para gönder” dedikleri, mağdurun eşinin de, ”50.000,00 ABD Doları para çok, bir gün içerisinde toparlayamam, araya hafta sonu giriyor” diye söylediği, sanıklar ve suça sürüklenen çocukların bu defa, ”Parayı hemen hazırlamalısın, yoksa, eşini öldürürüz” diyerek tehditlerini sürdürdükleri, …’ün, mağdurun bulunduğu araca bindiği, sanıklar … ile …’ın ise, diğer araç ile olay yerinden ayrıldığı, ATM Parkında bulunan bankamatikten mağdurdan aldıkları banka kartından, mağdurun bilgisi ve rızası dışında, 300,00 ABD Doları karşılığı Türk Lirası parayı çektikten sonra diğer sanıkların yanına döndükleri, mağdurun eşinin, banka kartından 300,00 ABD Doları para çekildiğini banka mesajından öğrenmesi üzerine …’da yaşayan tanık …’i telefon ile aradığı, olayları anlattığı, tanık Pavelin de, kolluğa ihbarda bulunduğu, sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’ün, olay günü geceleyin saat 02.00 sıralarında yanlarında mağdur, diğer araçta ise sanık … ve suça sürüklenen çocuk … olduğu halde … mevkiine gittikleri, sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’ün olay yerinden ayrıldıkları, mağdur ile aynı araç içerisinde bulunan sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’ın aracın kapılarını kilitledikten sonra uyudukları sırada kolluğun olay yerine gelerek sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ı yakaladıkları, ardından kolluğun sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’ü de yakaladıkları, kolluk tarafından yapılan üst araması neticesinde, mağdurun yağmalanan suça konu Apple Watch SE marka kol saati ile mağdurun eşi olan …’in adına düzenlenmiş Priorbank kredi kartının sanık …’tan, çanta içerisinde bulunan 3.185,00 TL, 74 USD Dolar ve 10 Ruble para ile suça konu Iphone 13 marka cep telefonunun suça sürüklenen çocuk …’den, suçta kullanılan tabancanın ise suça sürüklenen çocuk …’dan ele geçtiğinin, kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Mağdurun aşamalardaki beyanlarında, (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde anlatımda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar savunmalarında, birbirlerini suçlayıcı anlatımlarda ve tevil yollu ikrarda bulunmuşlardır.

4. Mağdurun teşhisine dair 26.03.2022 tarihli canlı teşhis tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

5. Bankamatikten yapılan işlem bilgilerini gösterir journal kayıtlarının ve para çekim anına ilişkin kamera kayıtlarının gönderildiğine ilişkin Yapı Kredi Bankasının 13.07.2022 tarihli yazı cevabı, dava dosyasında mevcuttur.

6. Ele geçen silaha dair 09.05.2022 tarihli uzmanlık raporu, dava dosyasında mevcuttur.

7. Olay yakalama ve muhafaza altına alma ve el koyma tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

8. Ada Apart Hotele ait 26.03.2022 tarihli görüntü inceleme ve araç tespit tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

9. Ses kayıtlarının çözümüne dair CD ses çözüm tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ancak katılan sıfatı sona eren mağdur lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunarak vekâlet ücretine ilişkin kısmın hükümden çıkartılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanıklar …, …, Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafilerinin Temyiz İncelemesinin Duruşmalı Yapılması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği duruşma istemlerinin takdîren reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Suçun Unsurlarının Oluşmadığına, Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocukların Beraatlerine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Mağdurun beyanı, mağdur beyanı ile uyumlu suça sürüklenen çocuklar ve tanık beyanları, olay yakalama ve muhafaza altına alma ve el koyma tutanağı, canlı teşhis tutanağı, görüntü inceleme ve araç tespit tutanağı, dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun unsurlarının oluştuğu, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanıklar ve Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Takdiri İndirimler yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”
Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun’un “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.”
Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.”
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise …”
şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, hükmedilen netice ceza miktarlarının sanıklar hakkında 10 yıl hapis cezası, suça sürüklenen çocuklar hakkında 6 yıl 8 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Sanık … Müdafiinin Tercüman Çevirilerinin Yetersiz Olması Nedeniyle Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık ve müdafii ile tercümanın tüm celselerde hazır olduğu, sanığın tercüman aracılığı ile savunma ve beyanlarının alındığı, sorulan sorulara usulünce cevap verdiğinin anlaşılması karşısında hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Sanık … Müdafiinin Sanığın Yardım Eden Olarak Sorumlu Tutulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık …’un, diğer sanık ve suça sürüklenen çocuklar ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortaklarının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı ve suçunun sabit olduğu anlaşılmakla hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

6. Sanık … Müdafiinin, Sanığın Hareketsizliğinin Etkin Pişmanlık Olarak Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların olay sonrasında yakalanmaları üzerine mağdurun yağmalanan suça konu Apple Watch SE marka kol saati ile mağdurun eşi olan …’in adına düzenlenmiş Priorbank kredi kartının sanık …’tan, çanta içerisinde bulunan 3.185,00 TL, 74 USD Dolar ve 10 Ruble para ile suça konu Iphone 13 marka cep telefonunun suça sürüklenen çocuk …’den ele geçtiği, rızai iadenin bulunmadığı, mağdurun kalan zararının hiç bir aşamada giderilmediği, bu nedenle etkin pişmanlık hükmünün koşullarının bulunmadığı anlaşılan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

7. Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin, Suça Sürüklenen Çocukların Suçu Oluşturan Eylemi Baskı ve Tehdit Altında İşlediklerine, Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin 5237 Sayılı Kanun’un 21 ve 28 İnci Maddelerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.”, ikinci fıkrasının birinci cümlesinde, “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır.” şeklinde,
Aynı sayılı Kanun’un 28 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hâllerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır. ” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; “Olay ve Olgular” başlığı altında bulunan (1) numaralı paragraftaki olay anlatımında ve diğer paragraflardaki olgularda da belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocukların karşı koyamayacakları veya kurtulamayacakları cebir ve şiddet yahut korkutma hali içerisinde bulunmadıkları, aksine eyleme bizzat katıldıkları, suça sürüklenen çocuk …’ün mağdura silah doğrultan kişi olduğu gözetildiğinde hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 18.11.2022 tarihli ve 2022/3072 Esas, 2022/3132 Karar sayılı kararında sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.