YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6481
KARAR NO : 2023/9489
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2011 tarih ve 2011/1017 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Yapılan yargılama sonucu … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2011 tarihli ve 2011/563 Esas, 2011/652 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkum edilerek; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 17.09.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/724 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 04.11.2014 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan cinsel taciz suçunu işlediği ve … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/532 Karar sayılı kararı ile neticeten 1.860,00 TL adli para cezasına karar verilerek bu kararın, 17.09.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) benti, 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebebi;
Hükmü temyiz etme iradesinden ibaret ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık, tanıklar N.Ö., A.Y. ve M. Z. ile birlikte 81 .. … plakalı araç ile, D-100 karayolu … köyü, Gölyaka sapağı mevkinde park ederek, araç içinde bekledikleri bu esnada, şikâyetçi, kullanımındaki araç ile içinde mağdur olduğu halde gelerek 81 .. … plakalı aracın önüne park edip arkadaşının gelmesini beklediği, bu sırada sanığın bu durumdan rahatsız olup selektör yaptığı, akabinde ise kullanımındaki aracı mağdur ve şikâyetçinin bulunduğu araca yaklaştırdığı, aralarında çıkan tartışma sonucu sanığın elinde silah bulunduğu halde araçtan inerek mağdur ve şikâyetçinin içinde bulunduğu araca doğru gelirken sanığın elindeki silahı gören şikâyetçinin hemen aracı çalıştırıp olay yerinden ayrıldıkları ve durumu jandarmaya bildirdikleri anlaşılmıştır.
2. Yapılan ihbar üzerine jandarma ekiplerince sanığın olay yerinde yakalanarak üzerinde kuru sıkı tabanca ile üç adet fişeğin ele geçirilmiş olduğuna dair 23.01.2011 tarihli tutanak dosya içerisinde yer almaktadır.
3. Mağdur ve şikâyetçinin beyanlarında keza sanık ile tanıklar N.Ö., A.Y. ve M. Z.’nin soruşturma aşamasındaki kolluk beyanlarında olay günü tartışmanın yol verme meselesinden çıktığına dair her hangi bir anlatımlarının bulunmadığı tespit edilmiştir.
4. Sanık savunmasında özetle olay günü karşı tarafla aralarında tartışma çıktığını, araçtan indiğini ancak elinde tabancanın bulunmadığını, tabancanın araç içinde olduğunu söyleyerek suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Adli emanetin 2011/91 sırasında kayıtlı kuru sıkı tabanca, ve bir adet şarjörün müsaderesine karar verilmemiş ise de, zamanaşımı içerisinde karar verilebileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli kararda suç tarihinin 23.01.2011 yerine hatalı olarak 24.01.2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.
2. Sanığın silahla tehdit eylemini aracın içinde bulunan mağdur ve şikâyetçiye yönelik gerçekleştirmiş olduğu anlaşılmakla hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Mağdur ve şikâyetçiden kaynaklanan haksız bir fiilin bulunmaması karşısında, sanık hakkında şartları oluşmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hususu karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 15.02.2016 tarihli ve 2015/678 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden Gerekçe bölümünün (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.