YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12449
KARAR NO : 2023/9554
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/4611 soruşturma numaralı ve 08.08.2010 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.10.2011 tarihli ve 2010/966 Esas, 2011/949 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasından çevrilen 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.10.2011 tarihli ve 2010/966 Esas, 2011/949 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.12.2015 tarihli ve 2013/30940 Esas, 2015/39553 Karar sayılı kararı ile,
“TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup, sanığın, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerinden dolayı tehdit ve hakaret suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının düşünülmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2016/37 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezasından çevrilen 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2016/37 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.11.2017 tarihli ve 2016/14064 Esas, 2017/24095 Karar sayılı kararı ile,
“02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2017/388 Esas, 2018/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezasından çevrilen 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2017/388 Esas, 2018/194 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2018/5436 Esas, 2021/11241 Karar sayılı kararı ile,
“17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Bozma üzerine … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/338 Esas, 2022/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezasından çevrilen 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Görüşme kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğuna, suçun unsurlarının bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına,
2. Zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın, katılanı telefon ile arayarak ses kaydı tespit tutanağında belirtildiği şekilde vücut dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrasına uyan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anlaşılmıştır.
3. Suç tarihi olan 29.06.2010 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/338 Esas, 2022/403 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.