YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8771
KARAR NO : 2023/761
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dairemizce verilen bozma üzerine Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 27.04.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ” müvekkilinin … Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/651 soruşturma sayısı dosyası kapsamında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ve Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçlarından 26.05.2011 tarihinde tutuklandığını, 26.01.2012 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama neticesinde davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan beraatine, Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan açılan kamu davasının ertelenmesine karar verildiğini, kararın 23.09.2014 tarihinde kesinleştiğini belirterek haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 8.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir.
2. Davalı vekili 16.06.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, tazminat yasal koşullarının oluşmadığını, istenilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, talep edilen faiz başlangıç tarihinin yanlış olduğunu, davanın ihbarını ve açılan davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.
3. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/223 Esas, 2016/253 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli, 2019/2408 Esas 2021/2330 Karar sayılı ilamıyla “Dosya içeriğine göre; … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/173 Esas – 2014/231 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilmiş ise de, terör örgütü propagandası yapma suçundan 6352 sayılı Kanunun geçici 1/1-b. maddesi gereğince kovuşturmanın ertelenmesi kararı verildiği, verilen kararların 04/09/2014 tarihinde kesinleştiği, 6352 sayılı Kanunun geçici 1/2. maddesine göre hakkında kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde aynı maddenin birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde düşme kararı verileceği, işlenmesi hâlinde ise bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkum olunduğu takdirde, ertelenen kovuşturmaya devam olunacağı ve davacı hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan verilen kovuşturmanın ertelenmesine dair karar için kanunda öngörülen üç yıllık sürenin temyiz incelemesi tarihi itibariyle dolmuş olduğu dikkate alınarak, terör örgütü propagandası yapma suçu ile ilgili olarak ceza dosyasının akıbeti ve davacı hakkında verilip kesinleşen bir mahkumiyet, beraat veya düşme kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak, bu hususların sonucuna göre tazminat isteme koşullarının değerlendirilmesinin lüzumu” bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/377 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz isteği; davacı hakkında Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararının 23.09.2014 tarihinde kesinleştiğini, 3 yıllık sürenin 23.09.2017 tarihinde dolduğunu, bu nedenle dava açma süresinin bu tarih ile başladığını, bu nedenle davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, davacı hakkında beraat hükmüne istinaden haksız tutuklama tazminatı talebine ilişkin olarak da beraat kararını veren mahkemenin gerekçeli kararında davacının tazminat hakkının olduğu hususunun hatırlatılmadığı bu nedenle karardan uzun süre sonra davacının hakkından haberdar olduğu bu nedenle hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince; … 8. Ağır Ceza Mahkemesinden 2014/173 esas, 2014/231 karar sayılı dava dosyası getirtilmiş, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden davacının soruşturma aşamasında 26.05.2011 tarihinde tutuklandığı, 26.01.2012 tarihinde tahliye edildiği, … 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 15.07.2014 tarihinde hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verildiği, terör örgütüne üye olma suçundan erteleme kararı verildiği, beraat kararının 04.09.2014 tarihinde kesinleştiği, mahkememize açılan davanın ise 27.04.2016 tarihi olup yasal 3 aylık ve her halükarda 1 yıllık sürenin geçmiş olduğu, yasada öngörülen 3 aylık ve 1 yıllık sürelerin hak düşürücü süreler olup tazminat davasının yasaya göre her halükarda bir yıllık süre içerisinde açılmış olması gerektiği, eğer bir yıllık süre geçilmiş ise dava açılamayacağı, beraat kararında beraat edenin tazminat hakkı olduğu belirtilmemişse 3 aylık sürenin başlamayacağı, ancak her halükarda bir yıllık süre içerisinde tazminat davasının açılması gerektiği anlaşılmış, bu nedenle davacının yasal bir yıllık süre geçtikten sonra dava açılmış olması sebebiyle davanın reddine karar verildiği dosyanın Yargıtay’a gittiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarih, 2019/2408 esas ve 2021/2330 karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararının sanık hakkında verilen erteleme kararı sonrasında 3 yıllık erteleme süresi sonrasında hakkında … 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından mahkumiyet, beraat veya düşme kararı verilip verilmediğinin araştırılıp tazminat isteme koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulmuş ve dosya yeniden ele alınmış, kovuşturmanın ertelenmesi kararı tarihinden veya kesinleşme tarihinden (04.09.2014) itibaren geçen 3 yıllık süre içinde aynı neviden işlenmiş suç ihbarının yapılmadığı, ayrıca … 8. Ağır Ceza Mahkemesinde düşme kararı, beraat veya kovuşturmaya devam kararı verilmediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında tazminat davasına konu suçlardan dolayı beraat kararı verildiği, propagandadan ise 6352 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, düşme şartlarının oluştuğu, ancak beraat yönünden açılan davanın zaman aşımına girdiği, düşme kararı yönünden ise CMK’nın 141 ve devamı maddeleri gereğince tazminat hakkı olmadığı kabul edildiğinden, davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/173 Esas – 2014/231 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından 26.05.2011 – 26.01.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma beraatine, terör örgütü propagandası yapma suçundan kovuşturmanın ertelenmesi kararı verildiği, kararın 04.09.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
2. Davacının 8.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından 26.05.2011 – 26.01.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, her iki suçtan tutukluluğunun infazının yapıldığı, … 8.Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda 15.07.2014 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacı hakkında beraat kararı verildiği, beraat kararının 04.09.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 27.04.2016 tarihinde açılmış olması sebebiyle davanın bu suçtan dolayı tutuklu kaldığı süreye ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinin süre yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Terör örgütü propagandası yapma suçu açısından yapılan değerlendirmede; 5271 sayılı CMK’nın 144.
maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince, “Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin ve maddenin (c) fıkrasında da “Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenlerin tazminat isteyemeyeceğine dair amir hükümleri karşısında incelenen dosya kapsamına göre; mahkemece tazminat talebinin dayanağı olan … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/173 Esas – 2014/231 Karar sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonucu davacının (sanığın) tutuklu kaldığı terör örgütü propagandası yapmak suçundan açılan kamu davasının 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ertelenmesine karar verildiği 6352 sayılı Kanun’un geçici 1/1-b. maddesine göre hakkında kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde aynı maddenin birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde düşme kararı verileceği, işlenmesi hâlinde ise bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen kovuşturmaya devam olunacağı dikkate alındığında, davacının örgüt propagandası yapmak suçundan hakkında verilen kovuşturmanın ertelenmesine dair kararın 04.09.2014 tarihinde kesinleştiği, 3 yıllık sürenin dolmuş olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 144. maddesi gereğince davacı yönünden tazminat talep etme koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında, bu suçtan dolayı haksız tutuklama sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/377 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.