YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1955
KARAR NO : 2006/2869
KARAR TARİHİ : 10.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması durumunda getireceği net gelirine göre kamulaştırma bedelinin saptanması yöntem olarak doğrudur. Ancak bilirkişi kurullarınca düzenlenen raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaza değer biçilmesinde 2942 Sayılı Yasanın 15. maddesinin onüçüncü fıkrası gözönünde tutularak değerlendirmenin kamulaştırma tarihine göre yapılması ve böylece münavebeye alınan ürünlerin 1998 yılına ilişkin olarak İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilen veri cetvelindeki dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekirken mahkemenin hükmüne dayanak yapılan ikinci bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda bu veriler yerine 1999 yılı verilerine göre hesaplama yapılmış olması,
2-İkinci bilirkişi kurulunca herhangi bir objektif değer artışına yer verilmemiş iken birinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz için %35 objektif değer artışı uygulanmıştır. Aynı yöreden daha önce Yargıtay’a gelen dava dosyaları ve dava konusu taşınmazın bilirkişilerce belirlenen tüm nitelik ve özellikleri birlikte değerlendirildiğinde objektif unsurlara dayalı olarak ancak %25 oranında objektif artış uygulanması gerektiği gözetilmeden birinci bilirkişi kurulunca daha yüksek (%35) oranda objektif artış verilmesi,
3-Yukarıda değinildiği üzere ikinci bilirkişi kurulu raporunda 1998 yerine 1999 verilerinin esas alınması nedeniyle bu bilirkişi kurulu raporuna itibar edilemeyeceği gibi her iki bilirkişi kurulu raporunda belirlenen kamulaştırma bedelinin birbirinden farklı olduğu ve ayrıca her iki rapordaki bedelin kıymet takdir komisyonunda biçilen bedelin bir mislini aştığı dikkate alındığında 2942 Sayılı Yasanın 15. maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca aynı yöntemlerle üçüncü bir bilirkişi kurulu oluşturulup, yerinde yapılacak inceleme ile taşınmazın bedelinin tespiti ile bu üç rapordan ortalama değeri içeren rapora göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yukarıdaki hususları gözönünde bulunduran birinci ve ikinci bilirkişi kurullarından ek raporlar alınması, her iki raporun birbirini doğrulamaması veya davacının düşük değeri içeren davalının da yüksek değerli raporu kabul etmemesi durumunda 3 nolu bentte öngörüldüğü biçimde üçüncü bilirkişi kurulu raporu alınıp bu üç rapordan uzlaştırıcı nitelikte olan (ortalama değeri içeren) rapora göre hüküm kurulması gerekir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.