YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19896
KARAR NO : 2023/1650
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 06.10.2009 tarihli ve 2008/1681 Esas, 2008/1568 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.02.2011 tarihli ve 2010/1141 Esas, 2011/197 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
C. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 21.06.2016 tarih, 2015/13064 Esas sayılı ilamı ile bozma kararı verilerek bozma sonrası yapılan yargılama ile Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli, 2016/602 Esas, 2017/601 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 14.09.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
D. Sanığın denetim süresi içinde 29.01.2019 tarihinde işlediği suç nedeniyle Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2019 tarih, 2019/1368 Esas, 2019/424 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın da 08.06.2019 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2019/574 Esas, 2020/585 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, uyarınca 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, 30.10.2020 tarihli temyiz dilekçesinde temyiz talebinde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin; tedavi ve denetimli serbestlik tedbir kararının kesinleştiği 30.10.2009 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 03.11.2010 tarihleri arasında duran süreler ve hükmün açıklanmasının kesinleştiği 01.12.2015 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 28.12.2015 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2019/574 Esas, 2020/585 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.