YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4238
KARAR NO : 2023/746
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında; Bursa ili, …. ilçesi, … Mahallesi, … mevkii, 105 ada 8 parselde bulunan taşınmazın … adına kullanıcı şerhi verilerek Hazine adına tespit edildiği; 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle 18.06.2013 tarihinde davalı … adına tescil edildiği, eldeki davanın 21.03.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
2.Davacılar dava dilekçesinde; dava konusu 8 parselin bir kısmı olan 1000 m² miktarının …’nın 30 yıldır zilyedinde olduğunu ve halen de bakımının … tarafından yapıldığını, yine bu taşınmazın 1000 m²’sinin … ve … tasarrufunda bulunduğunu, bu şekilde halen de bakımının yine kendilerinde olduğunu, nasıl olup da bu parselin …’ın kullanımında olduğu iddiası ile tapunun düzeltilmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın 6292 sayılı Kanun gereği satılması halinde ise taşınmazın 3. şahıs adına tapuya tescil edilmesinden sonra açılan şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, taşınmazın 3. şahıs adına tapuya tescil edildiği anlaşıldığından davanın dinlenme olanağı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parsel üzerinde gerek davacıların kendileri ve gerek babaları tarafından yaklaşık 45-50 yılı aşkın bir zilyetliklerinin mevcut olduğunun tanık beyanlarından anlaşıldığını, davalılardan … tarafından davalı …’na yapılan satış işlemlerinin tamamen hukuka aykırı ve davacıların mülkiyet haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava harca esas bedelinin 60.000,00 TL belirtilerek açıldığını, taşınmazların gerçek değerinin yapılan keşif sonucunda 142.052,00 TL olarak belirlendiğini ve bu değer üzerinden eksik harç ikmal edildiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Üçüncü Kısım hükümleri gereği takdir edilen vekalet ücretinin 17.444,94 TL olması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının sadece 4 nolu bendi için “Davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği 17.444,94 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine…” şeklinde hüküm kurulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun gereğince davalıya satıldığı, tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılmasının gerektiği, taşınmazı satın alan kişi adına tapuya tescil edilip mülkiyet belirlendikten sonra, şahsi hak niteliğindeki şerhe yönelik olarak açılacak davaların dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinden dolayı da maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu parsel üzerinde gerek davacıların kendileri ve gerek babaları tarafından yaklaşık 45-50 yılı aşkın bir zilyetliklerinin mevcut olduğunun tanık beyanlarından anlaşıldığını, davalılardan … tarafından davalı …’na yapılan satış işlemlerinin tamamen hukuka aykırı ve davacıların mülkiyet haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava harca esas bedelinin 60.000,00 TL belirtilerek açıldığını, taşınmazların gerçek değerinin yapılan keşif sonucunda 142.052,00 TL olarak belirlendiği ve bu değer üzerinden eksik harç ikmal edildiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Üçüncü Kısım hükümleri gereği takdir edilen vekalet ücretinin 17.444,94 TL olması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının sadece 4 nolu bendi için “Davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği 17.444,94 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine…” şeklinde hüküm kurulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılmış taşınmazda, davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının iptali ile tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK’nin 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; davacılar ve davalı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nin 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davalı ve davacıdan ayrı ayrı alınmasına, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.