YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6783
KARAR NO : 2023/602
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 28.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; olay tarihinde 3. … Komutanlığı Oto Ulaştırma Alay Komutanı olarak görev yapan davacının kamuoyunda “Askeri Casusluk” olarak bilinen soruşturma kapsamında hakkında soruşturma açılarak özel konutunda arama yapılarak dijital materyallerine delil niteliği taşımamasına rağmen el konulduğu, fuhuş, insan ticareti gibi yüz kızartıcı suçlardan yürütülen soruşturma sonucunda hakkında örgüt üyeliği, açıklanması yasaklanmış bilgileri temin etme, yasaklanmış bilgileri açıklama suçlarından iddianame düzenlendiği, yürütülen soruşturma ve yargılamanın ulusal basında yer alması sebebiyle itibarının zedelendiği, soruşturma savcısı hakkında HSK (Hakimler ve Savcılar Kurulu) tarafından yürütülen soruşturma dosyasında söz konusu soruşturma dosyasındaki sanıkların itibarsızlaştırıldığının tespit edildiği, ilgili dosyada görev yapan hakim ve savcıların neredeyse tamamının meslekten ihraç edildiği, açılan davada uzun süre yargılandığı, toplumdaki saygınlığının zedelendiği, mobinge maruz kalması nedeniyle emekliye ayrılmak zorunda kaldığı bu nedenle maddi olarak kayba uğradığı gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 267.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın ifade alma tarihi olan 15.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 31.03.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesindeki şartların oluşmadığını, tutuklu ve gözaltında kalmayan davacının talep ettiği miktarın fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2017 tarihli ve 2017/46 Esas, 2017/101 Karar sayılı kararı ile maddi tazminata yönelik taleplerin reddiyle, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2017/2268 Esas, 2018/3225 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2021 tarih, 2019/18681 sayılı tebliğnamesi ile maddi tazminat yönünden kararın onanması, tazminat isteme koşullarının oluşması nedeniyle davacı hakkında manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, davacı hakkında usul ve kanuna aykırı şekilde kasten yürütülen soruşturma ve yargılama süreci sırasında evinde arama yapılıp dijital materyallerine el konulduğu, özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği, itibarının zedelendiği, söz konusu soruşturma ve yargılama faaliyetine katılan hakim ve Cumhuriyet savcılarının meslekten ihraç edildikleri, görevlerini kötüye kullandıkları, uydurma dijital delillerle davacının yargılanmasına neden oldukları gerekçeleriyle davacının tazminat istemeye hak kazandığına, vaktinden önce emekliye ayrılmak zorunda kalarak gelirinden mahrum kaldığından, ayrıca ceza davasında avukatlık ücreti ödemek zorunda kaldığından bahisle maddi tazminat koşullarının gerçekleştiğine yöneliktir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının kamuoyunda “… Casusluk Davası” olarak adlandırılan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas ve 2016/37 Karar sayılı dosyasında örgüt üyeliği, açıklanması yasaklanmış bilgileri temin etme, yasaklanmış bilgileri açıklama suçlamaları ile sanık sıfatıyla yargılandığı, hakkında arama ve göz altı kararında fuhuş, insan ticareti, fuhuşa aracılık, şantaj, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal etme, kişisel verileri kayıt altına alma, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçlamalarının isnat edildiği, 26.02.2016 tarihinde yüklenen suçu işlemediği sabit görüldüğünden beraat ettiği, beraat kararının 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği, davacının göz altında ve tutuklulukta geçirdiği süreye ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, davacının maddi kayıplarına yönelik olarak belirtilen hususların koruma tedbirleri ile bir ilgisinin bulunmadığı, 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddesinde belirtilen maddi kayıplar arasında sayılamayacağı, gerçek bir maddi zararının olmaması nedeniyle maddi tazminatı gerektirir durum bulunmadığı değrlendirilerek maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde beyan ettiği HSK İkinci Dairesinin 2016/124 Esas sayılı soruşturma dosyasında özetle; söz konusu dava süresinde yer alan Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen iddianamede soruşturma sürecinde usul ve yasaya aykırı işlem tesis edildiğinin, Anayasa ile teminat altına alınan “özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinin”, etkin bir soruşturma yürütülmediğinin, dijital verilerde geçen eylemlerin gerçek hayatta yaşanıp yaşanmadığı tahkik edilmeden peşinen doğru kabul edilerek bu verileri esas almak suretiyle iddianame tanzim edildiğinin, iddianamede yer alan bilgilerin yazılı ve görsel medya organlarınca ve sosyal medya üzerinden yayılması ile başta TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) ve askeri personel olmak üzere kamu görevlileri ile ilgili “Vatan hainliği yapan, ahlaksız hayat yaşayan, kadına ve paraya düşkün eşini aldatmasından rahatsız olmayan” kişiler olarak algılanmasına sebebiyet verildiğinin, arama ve elkoymaya ilişkin hukuka aykırı işlemler tesis edildiğinin, bildirildiğinin anlaşıldığı, soruşturmada yer alan iddianameyi tanzim eden savcı ile beraat kararı veren heyetten önceki mahkeme heyetinin bazılarının HSK tarafından ihraç edildiğinin tespit edildiği, davacı hakkında arama ve göz altı kararında belirtilen fuhuş, kişisel verileri kayıt altına alma, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçları ile, bu bilgilerin casusluk davası adıyla kamuoyunda paylaşılması neticesinde özel hayatının ihlal edildiği, aile ve … çevresi ile toplum nezdinde söz konusu soruşturma nedeniyle itibarının zedenlendiğinin kabul edildiği gerekçeleriyle 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacının sosyal ve ekonomik durumu ve manevi tazminatın zenginleşmeye gerek olmaması yönündeki hukuk ilkesi gözönüne alınarak, davacı lehine takdiren 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, davacının dava dilekçesindeki talebi de dikkate alınarak haksız fiil tarihi-ifade alındığı 15.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonrasında 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak Tazminat davasına dayanak teşkil eden … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 esas sayılı dava dosyasında sanık sayısının 356, katılan sayısının 285 olduğu dikkate alındığında yargılamanın 5 yılda bitirilmesinin makul olduğu, arama kararlarının icra tarihi olan 12.07.2012 tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 1 yıllık süresinin geçtiği, bu nedenle tazminat talep edilemeyeceği, maddi tazminat kapsamına dahil edilen avukatlık ücretinin beraat kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücreti miktarından yüksek olmadığı, 14.000,00 TL tutarında 19.01.2017 tarihli serbest meslek makbuzunun davacının tutuklu kaldığı dosya hakkında verilen beraate ilişkin hükümden sonra düzenlendiği, bu kapsamda belirtilen tutarların ve Yargıtay’ın istikrarlı içtihatlarına göre … üyesi olan davacının erken emekli olması nedeniyle uğradığı kaybının dahi maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği dikkate alındığında, davacı lehine maddi tazminata hükmedilmemesi yönündeki ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, davacı hakkında 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddeleri gereğince, tazminat davasına dayanak teşkil edecek şekilde hakkında koruma tedbirlerinin uygulanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100-2016/37 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme suçlarından yapılan yargılama yargılama sonucunda beraatine hükmedildiği, hükmün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği, davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince ceza dava dosyasında sanık sayısının 356, katılan sayısının 285 olduğu dikkate alındığında yargılamanın 5 yılda bitirilmesinin makul olduğuna yönelik tespitinde isabetsizlik görülmemekle birlikte, davacının talebinin yalnız hakkında yapılan aramaya ilişkin olmayıp genel olarak ilgili soruşturma ve yargılamada görev yapan hakim ve savcıların haksız fiil niteliğindeki eylemleri sebebiyle tazminat verilmesine ilişkindir. Bu nedenle davacının ceza dosyasında verilen beraat hükmünün kesinleşmesinin ardından kesinleşmiş kararın kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle 1 yıllık süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmektedir.
Davacının kendi isteğiyle emekli olduktan sonra … bulamadığı, … (… Yardımlaşma Kurumu) ödemelerini eksik aldığı, ceza davasında ödediği avukatlık ücreti gibi maddi kayıplarına ilişkin iddiaların 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre doğrudan gerçek zarar kapsamında talebi mümkün olmadığından davacının maddi tazminat talebinin kabulüne yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Tazminat davasına dayanak teşkil eden soruşturma dosyasını yürüten Cumhuriyet savcısı ve yargılamaya iştirak eden hakimler hakkında, belirtilen iddialarla ilgili olarak, adli veya idari herhangi bir soruşturma bulunup bulunmadığı, varsa akıbetinin ne olduğu araştırılıp, hakim ve Cumhuriyet savcılarının haksız fiilerinden doğan tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2017/2268 Esas, 2018/3225 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.