YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8596
KARAR NO : 2023/214
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1944 E., 2018/2180 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2018/371 Esas, 2018/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/1944 Esas, 2018/2180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, Bank …’ya örgüt liderinin talimatı üzerine para yatırılmadığı, rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında işlemlerin yapıldığı, … İSOS Termal Sağlık Turizm Tesissindeki devre mülk üyeliğinin karşılığında tesis yetkililerinin isteği üzerine Bank … aracılığıyla cüzi miktarda ödemelere ilişkin hesap hareketlerinin bulunduğu, yine otomobil satış bedelinin yeniden araç alımı yapılan tarihe kadar kısa bir süre için faizsiz bankacılık işlemleri yapan Bank …’da tutulduğu, bankanın TMSF’ye devrinden sonra da hesapta bulunan paraların çekilmediği, örgüt üyeliği ve örgüte yardım kapsamında bir davranışın bulunmadığı, mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’nun 1987 yılında imam olarak Van’a atandığı, üniversiteden mezun olduktan sonra … İlköğretim okulunda öğretmen olarak göreve başladığı, 1992 tarihinde … … köyüne atandığı, burada 1 yıl görev yaptıktan sonra son olarak Çekmece 100. Yıl okulunda görev yaptığı, tanıklar M.G. ile S. G.’yi evine davet ettiği ve haberleşme amacıyla tam olarak tespit edilemeyen bir mesaj programı yüklediği, programın muhtemelen Tango isimli program olduğu, zira tanık beyanlarında “T” simgeli olduğu, tanıklarda Bylock programı da tespit edilmediği anlaşılmıştır. Sanık Hakkındaki 2017/175 esas sayılı dosyadaki iddianamede adliye imamı olduğu iddiası yer almaktadır. Adliye yapılanmasına ilişkin dosya mahkememizin 2016/400 esasında derdest olduğundan dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Ancak adliye imamının M. Y. olduğu kabul edilerek 2016/400 Esas sayılı dosyada mahkumiyetine karar verilmiştir. Mahkememizce Sanık …
…’nun isminin M. Y. ile karıştırıldığı düşünülmüştür. Zira darbe teşebbüsünden sonra uzun süre terör ihtisas mahkemesi olarak tek mahkeme olarak görev yaptığı, mahkememizdeki ana dosyala hiç birinde sanığın adliye imamı veya başka birimde görev aldığına dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle sanığın adliye imamı olmadığı sabittir.
Sanığın 28.01.2014 tarihinde açtırdığı Bank … hesabının bulunduğu, 3.000,00 TL yatırdığı, hesap bakiyesinin 15.05.2018 tarihi itibariyle tekrar 0 TL olduğu, 15.09.2014 tarihi itibariyle 13.910. TL olduğu, birkaç ay bu seviyelerde seyrettiği, 31.01.2015 tarihi itibariyle 0,47 TL olduğu anlaşılmıştır. Masak Raporu ve tanık beyanları değerlendirildiğinde sanığın örgüte destek olmak amacıyla Bank … hesabına para yatırdığı anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında yargılamaya konu olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; örgütün kurucusu, yöneticileri ve örgüt hiyerarşisinde üçüncü veya daha yukarı katlarda yer alan mensuplarının zaman sınırlaması olmaksızın nihai amacından haberdar oldukları yönünden kuşku bulunmamakta ise de bir ve ikinci katmanlarda yer alanlar açısından; Devlete sızan mensupları vasıtasıyla kişi ve kurumlara yönelik örgütün gerçek yüzünü ortaya koyan operasyonlara başlanması, bu yapının kamuoyu veya medya tarafından tartışılır hale gelmesi, üst düzey hükümet yetkilileri ve kamu görevlileri tarafından yapılan açıklamalarda “paralel yapı” veya “terör örgütü” olduğuna ilişkin tespitler yapılması ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından aynı şekilde değerlendirilmesi nazara alındığında örgüt liderinin talimatı doğrultusunda 2014 Yılı Ocak ve Eylül döneminde Bank …’daki hesabına 3.000 TL ve 14.000 TL yatırmak şeklindeki eyleminin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi dikkate alındığında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal imkan bulunmadığı, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte amaca hizmet eden faaliyetlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım suçunu oluşturacağı kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında her ne kadar TCK’nın 314/2 inci maddesi gereğince silahlı terör örgüt üyeliği suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmış ise de dosyadaki deliller ve tanık beyanları dikkate alındığında sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmadığı ancak örgüt lideri …’in talimatı üzerine hesab açtırmak ve para yatırmak suretiyle örgüte bilerek ve isteyerek yardım suçunu işlediği anlaşıldığından sanık hakkında TCK’nın 220/7 inci maddesi gereğince hüküm tesis edilmiştir. İddianamede suç tarihi 12.08.2016 olarak gösterilmiş ise de sanığın eyleminin Yüksek Yargıtay ilgili Ceza Dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre terör örgütüne üyeliği kapsamında değerlendirilemeyeceği, değişen suç vasfına göre örgüte bilerek ve isteyerek yardım suçunu oluşturduğu, suç tarihinin son olarak Bank …’ya talimat üzerine para yatırdığı Eylül 2014 olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık ve sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
BDDK’nun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş hesabına örgüt liderinin talimat verdiği tarihle uyumlu olacak şekilde 28.01.2014 tarihinde hesap açtırarak 3.000 TL para yatıran ve 15.05.2014 tarihinde hesap bakiyesi 0 TL iken 15.09.2014 tarihi itibariyle bakiyesini 13.910 TL’ye yükselten ve tanık beyanına göre örgütle irtibatı bulunan sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmememiştir.
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “Suç tarihinin, sanığın yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan “15.09.2014” yerine gerekçeli karar başlığında “Eylül 2014” olarak gösterilmesi ile sanık hakkında “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan temel ceza tayin edilirken atıf maddesi olarak TCK’nın 314/3. ve 220/7 inci maddelerinin gösterilmemesi dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenle sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.12.2018 tarihli ve 2018/1944 Esas, 2018/2180 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği gerekçeli karar başlıklarında yer alan suç tarihi kısmından “Eylül 2014” ibaresinin çıkartılarak yerine “15.09.2014” tarihinin eklenmesi, temel cezanın tayin edildiği hükmün birinci maddesine “ TCK’nın 314/3. ve 220/7 göndermesiyle” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.
…