YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17038
KARAR NO : 2023/1771
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
Dairemizin, 14.11.2022 tarihli ve 2021/734 Esas, 2022/11659 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.12.2022 tarihli ve KD – 2022/159838 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci
maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde tekerrür hükmünün uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir;
“İnceleme konusu dosyada; ilk derece mahkemesince, sanığın 13/07/2019 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı kurulan mahkûmiyet hükmünde, “Sanığın müsnet suçu, hakkında Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesince 20.03.2018 tarihinde 2016/667 Esas ve 2018/176 Karar sayı ile verilen 5 ay hapis cezasının kesinleştiği 04/09/2018 tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK’nın 58/2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık süre dolmadan işlediği” gerekçesiyle, ikinci kez mükerrir olduğu da belirtilerek 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi gereğince sanığın cezasının mükkerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, tekerrür hükmünün uygulanma koşulları bulunmamaktadır.
5237 sayılı TCK’nın “Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlıklı 58. maddesinin uyuşmazlık konusuyla ilgili birinci ve ikinci fıkraları;
“(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
İnceleme konusu dosyada ise, ilk derece mahkemesince mahkûmiyet hükmünün kurulduğu tarihte, tekerrüre esas alınan hükmün istinaf edilmeden 04/09/2018 tarihinde kesinleştiğine ilişkin ilgili mahkemenin kesinleşme şerhi esas alınarak sanık hakkında tekerrür hükmü uygulanmış ise de, UYAP entegrasyon ekranında yapılan sorgulamaya göre; sanığın, tekerrüre esas alınan Bursa 24. Asliye Ceza
Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli 2016/667 Esas ve 2018/176 Karar sayı ilamına yönelik olarak 16/05/2022 tarihinde istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince 06/10/2022 tarihinde, Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/03/2018 tarihli 2016/667 Esas ve 2018/176 Karar hükmünün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, artık kesinleşmemiş olan bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydındaki diğer ilamların kesinleşme ve infaz tarihleri gözetildiğinde başkaca tekerrüre esas ilamın da bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması hukuka aykırılık oluşturmaktadır.” şeklindeki itiraz gerekçesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması gerektiğinden bahisle esastan ret kararının kaldırılmasına, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın kesinleştirilmesinden sonra, Dairemiz ilamından önce sanığın bu hüküm hakkında yaptığı istinaf başvurusunun kabul edilerek, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince 06.10.2022 tarihinde 2022/2540 Esas, 2022/2945 Karar sayılı karar ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verildiği, bu nedenle Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2018 tarihli 2016/667 Esas ve 2018/176 Karar sayılı kararının kesinleşmemesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın suç tarihi itibariyle de tekerrüre esas başkaca ilamının bulunmadığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 14.11.2022 tarihli ve 2021/734 Esas, 2022/11659 Karar sayılı esastan ret kararının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.11.2020 tarihli ve 2020/3373 Esas, 2020/2466 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA,
bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesininin uygulanması ile ilgili kısmının çıkartılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.03.2023 tarihinde karar verildi.