Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/5146 E. 2023/778 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5146
KARAR NO : 2023/778
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak bu yönlerden yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmiş olup incelemenin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı … vekili Av……karşı taraf … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşmaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde; davalı-karşı davacı erkeğin müvekkiline cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddet uygulamaya başladığını, müvekkilini ve ailesini aşağıladığını, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkilini devamlı olarak vefat eden eşi ile kıyasladığını, davalı-karşı davacı erkeğin müvekkiline ve çocuklarına fiziksel şiddet uyguladığını, müvekkilinin ailesiyle görüşmesine izin vermediğini, müvekkilini dini vecibeleri yerine getirmemekle suçladığını, müvekkilinin evliliği kurtarmak için davalı-karşı davacı ve çocukları için her türlü fedakarlığı yaptığını, tarafların aile terapistine katıldığını, müvekkilinin davalı-karşı davacı erkek ile iletişim kuramadığı için ona mektup dahi yazdığını, ancak davalı-karşı davacı erkeğin devamlı küçük olaylardan büyük tartışmalar yarattığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, her yıl ÜFE-TÜFE oranında artırılmak suretiyle müvekkili yararına aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına, müvekkili yararına 30.000,00 TL manevî ve 50.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı-karşı davacı erkek vekili süresinde verdiği karşı dava dilekçesinde ve karşı davada cevaba cevap dilekçesinde; her iki tarafın da ikinci evlilikleri olduğunu, davacı-karşı davalı kadının asılsız vaatlerle müvekkilini yanılttığını ve vaat ettiği şekilde müvekkilinin yaşam tarzına uyum sağlayamadığını, karşı tarafın babasının tarafların evliliğine şiddetle karşı çıktığını, tarafların toplamda 3 ay evli kaldıklarını savunarak ve iddia ederek asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı erkek vekili süresinde verdiği cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların her ikisinin de ikinci evlilikleri olduğu, taraflar arasında fikir ayrılıkları olduğu, erkeğin kadını eski eşiyle kıyasladığı, kadının eşine seni seviyorum yazan bir mektup bırakarak evi terk ettiği, bu nedenle eşini zımmen affettiği; tarafların ayrı yaşadığı, tarafların evlilik birliğinden doğan Evlilik birliğinin mutluluğunu el birliğiyle sağlama, Birlikte yaşama, Birbirine yardımcı olma yükümlülüklerini ihlal ettikleri belirtilerek boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları ile gerekçesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 750,00 TL tedbir nafakasına; kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceğinin anlaşılması, yaşı ve çalışmasına engel durumunun da olmadığı göz önüne alınarak yoksulluk nafakası talebinin reddine; tarafların eşit kusurlu olmaları sebebiyle kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı-karşı davalı kadın vekili; kararın gerekçesi olmadığını, erkeğin kusurlu olduğunu, erkeğin davasının kabulünün ve kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin bıraktığı mektupta eşine sevdiğini yazmasının affetme anlamına gelmediğini, erkeğin müvekkilinin çalışmasına izin vermediğini, müvekkilinin halen … bulamadığını, müvekkilinin yoksulluk nafakası talebinin kabulü gerektiğini belirterek; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının evden ayrılırken yazdığı mektubun af olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğu; erkeğin kadını eski eşi ile kıyasladığı, kadına giyim tarzı ve namaz kılması konusunda baskı yaptığı; taraflar arasında fikir ayrılığı bulunduğu ve birlikte yaşama, birbirine yardımcı olma yükümlülüklerini ihlal ettikleri belirtilerek evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesi ile kadının kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat taleplerine yinelik istinaf taleplerinin kabulüne, kararın gerekçesinin düzeltilmesine, kusur durumu, mevcut ve beklenen menfaatlerinin boşanma yüzünden zedelendiği, kişilik haklarına saldırı oluştuğu belirtilerek kadın yararına 12.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilik süresi, kadının ihtiyaçları ve boşanmakla yoksulluğa düşeceği göz önüne alınarak kadın yararına aylık 750,00 TL’den bir senelik toplam 9.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasına karar verilmiş, kadının diğer istinaf talepleri ise reddedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; müvekkiline Bölge Adliye Mahkemesince yüklenen kusurlu davranışların ispatlanamadığını, kadının tanıklarının beyanlarının görgüye dayalı olmadığını, kadının tazminat ve nafaka taleplerinin reddi gerektiğini, kadının iddialarının asılsız olduğunu, kadının mektubundaki ifadelerin af olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararı doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında kusurun kimden kaynaklandığı, maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, af olgusunun şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi, 371 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Duruşma için takdir olunan 8.400,00 TL. vekâlet ücretinin İsmail’den alınıp Özge’ye verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.