Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11505 E. 2023/1187 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11505
KARAR NO : 2023/1187
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/13 E., 2021/317 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2014/503 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (e) bentleri ile aynı maddenin üçüncü fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü

maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 75 gün karşılığı 1.500,00 TL adlî para cezası ile
cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2014/503 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararının sanık ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2017/13655 Esas, 2020/12653 Karar sayılı ilâmıyla; ” ….5271 sayılı CMK’nun 260/1. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1)05.01.2015 tarihli dilekçe ile müşteki Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında bir karar verilmemesi;
2)Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, Suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Yasa ve 7242 sayılı Yasa ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 veya aynı Yasanın 3/12. maddesi somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,.” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Ceyhan 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/13 Esas, 2021/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin üçüncü, altıncı ve yedinci fıkraları, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 6 ay 20 gün hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesi ile katılan Kurum lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği, ele geçen akaryakıtı aracında kullanmak amacıyla ucuz olduğu için aldığına, ticari kastının bulunmadığına, aracın kardeşine ait olduğuna, onun bilgisi dışında kaçak olduğunu bilmediği akaryakıtı aldığına ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

2.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanığın üst hadden cezalandırılması gerekirken alt hadden cezalandırıldığına, koşulları oluşmadığı halde cezanın ertelendiğine, suç eşyasının naklinde kullanılan aracın müsadere edilmediğine, kurumları lehine karar tarihindeki güncel vekalet ücretinin verilmediğine ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.11.07.2014 tarihinde bölge trafik istasyon amirliği ekiplerince D-400 karayolu üzerinde yapılan trafik

uygulaması sırasında şüphe üzerine durdurulmak istenilen … plaka sayılı araç durmayarak kaçmış, yaklaşık 1 km’lik takip sonucu durdurulmuş, sürücülüğünü sanık …’ın yaptığı araç içerisinde 60 litrelik 20 adet mavi bidonlarda toplam 1220 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.

2.Ele geçirilen akaryakıtın ulusal marker cihazı ile yapılan ölçümünde marker seviyesinin geçersiz olduğuna ilişkin sonuç elde edilmiştir.

3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinden kamu davası açılmıştır.

4.Sanık kollukta ve esas mahkemesinde, ele geçen akaryakıtı maddi durumunun iyi olmaması sebebiyle ucuz olduğu için aldığını, aracı kardeşinden emanet aldığını, olaydan dolayı pişman olduğunu beyan etmiştir.

5.Sanık, gümrük vergilerinden oluşan kurum zararı miktarı olan 2.835,07 TL’yi, 12.02.2015 tarihinde ödemiştir.

6.Malen sorumlu aracın kendisine ait olduğunu, emaneten sanığa verdiğini, araçta kaçak akaryakıt taşındığından bilgisinin olmadığını beyan etmiştir.

7.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmamıştır. Bozma sonrası yapılan yargılamada ise etkin pişmanlık ihtaratı yapılırken gümrüklenmiş değerin iki katı tutarı olan miktar ile indirim oranı bildirilmeden ihtarat yapılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanığın lehine olan 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmalık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak

bildirilmesi gerekirken, talimat mahkemesinde alınan savunmasında “7242 sayılı Kanunun 62 nci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince indirim yapılabileceği kendisine hatırlatılıp gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarı ödeyip ödemeyeceği hususu sorulduğunda söz konusu tutarı ödemek istediğini beyan eden” sanığa ödemesi gereken suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katı olan miktarın ne olduğu gösterilmeden ve ödeme halinde yapılacak indirim oranı da belirtilmeden ödeme yapılmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

3.5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarı yapılırken uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

4.Katılan … İdaresi vekili lehine karar tarihi olan 2021 yılındaki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenmiş olan vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

5.İddianamede müsaderesi talep edilen nakil vasıtası hakkında herhangi bir karar verilmemesi,

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/13 Esas, 2021/317 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.