YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5775
KARAR NO : 2023/1195
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/443 E., 2017/829 K.
SUÇ : 1632 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 23.03.2017 tarihli ve 2017/443 Esas, 2017/829 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; izinsiz olarak birliğini terk etmediğine, askerliğe elverişli olmaması sebebiyle
birliğinden ayrıldığına, kendisine baskı uygulayan bölük astsubayı yüzünden mahkûmiyet hükmü aldığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suç işleme kastının bulunmadığına ve cezayı ödeyebilecek maddi gücünün bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın 16.09.2015 tarihinde birliği tarafından GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığı’na sevk edildiği, sanığın 17.09.2015 tarihinde müracaat ettiği GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi tarafından adli sicil kaydı ile müracaatının uygun olduğu belirtilerek muayene işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bunun üzerine sanığın birliğine dönmeyerek eylemine başladığı, bir süre firarda kaldıktan sonra 03.10.2015 tarihinde kendiliğinden birliğine gelerek birliğine katılış yaptığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanığın savunmasında özetle; psikiyatrik problemleri olması sebebiyle GATA’ya sevk edildiğini, ancak GATA’dan kıta anket formu olmadan kendisini muayene etmeyeceklerini söylediklerini, kendisinin de daha önce firari olduğu ve yeniden izin almasının yanlış olduğunu düşünerek memleketine gittiğini, ceza kararını alıp birliğine teslim olduğunu, hastane kararı ile askerlikten muaf olduğunu, beraatini istediğini, mahkûmiyet kararı verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiğini, yine cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışmak istediğini beyan etmiştir.
3.GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi’nin 09.10.2015 tarihli ve 9808 sayılı rapor ile sanığın askerliğe elverişli olmadığı belirtilmiştir.
4.Sanığın askerliğe elverişsizlik hâlinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığına dair ek rapor aldırılarak dosyasına eklenmiştir.
5.Dava dosyası kapsamında bulunan sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı, sevk belgesi, sair tutanaklar, vak’a kanaat raporu ile mevcut bilgi ve belgeler okunup, incelenerek değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama aşamasında GATA Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesinden almış olduğu 09.10.2015 tarihli ve 9808 sayılı sağlık raporu ile askerliğe elverişli olmadığı tespitinin yapılması üzerine askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığına ilişkin aldırılan ek raporda askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı belirtilmiş, yine Adana Asker Hastanesi tarafından sanığın suç tarihleri itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinden faydalanamayacağı yönünde 19.04.2016 tarihli ve 2346 sayılı sağlık kurulu raporu tanzim edilmiştir.
2.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre, sanığın 17.09.2015-03.10.2015 tarihleri arasında kesintisiz süren ve altı haftalık mehil süresi içinde kendiliğinden gelmekle son bulan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren “firar” suçunu işlediği, sanığın suç tarihlerinde asker kişi sıfatını taşıdığı ve savunmasında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek sanık hakkında kurulan
hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle (Kapatılan Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin) Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2017/443 Esas, 2017/829 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.