Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/19296 E. 2008/14819 K. 25.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/19296
KARAR NO : 2008/14819
KARAR TARİHİ : 25.09.2008

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, çalışma gücünün 2-3 oranında kaybettiğini ve malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin tesbitini ve malullük aylığı bağlanması için gerekli işlemlerin yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının çalışma gücünün 2/3 ünü kaybettiğinin tespitine, 1479 sayılı Yasa’nın 31. maddesi gereğince davacının kesin olarak malullüğünün tespitini yapan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 26.12.2006 gün ve 38/4298 karar sayılı rapor tarihini takip eden ay başı olan 01.01.2007 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermiştir.
Davacının 01.05.2002-09.02.2006 tarihleri arasında toplam 3 yıl 7 ay 8 gün 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalılığı ile 04.04.1992-30.06.1992 tarihleri arasında toplam 54 gün (1 ay 24 gün) 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı bulunmakta olup, davacı, 26.05.1994-27.11.1995 tarihleri arasında geçen 1 yıl 8 ay askerlik süresini borçlanmış ve 08.09.2005 tarihinde …’dan malullük aylığı tahsis talebinde bulunmuştur. Davalı Kurum, 24.05.2007 tarihli cevabi yazısında, davacının 31.05.2007 tarihine kadar 457,97.-YTL prim borcunun bulunduğunu bildirmiş ve davacı tarafından 25.05.2007 tarihinde 460,00.-YTL davalı Kurum hesabına yatırılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasa ile değişik 29. maddesi hükmünde, malullük aylığından yararlanabilmek için, söz konusu yasanın 28. maddesine göre malul sayılmak ve en az beş tam yıl sigorta primi ödemiş olmak gerektiği belirtilmiştir. Diğer taraftan, malullük aylığı tahsisi için 29. maddenin (c) bendinde öngörülen diğer bir koşul da, yazılı istekte bulunmak ve istek tarihi itibariyle prim ve her türlü borçlarını ödemiş olmaktır. Söz konusu maddenin ilk düzenlemesinde yer almayan bu koşul, 24.08.2000 tarih ve 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilmiş, anılan bu Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile yürürlükten kalkmış ise de, 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasa’nın 18. maddesi ile tekrar getirilmiştir. Nitekim, 4956 sayılı Yasa’nın 18. maddesi gerekçesinde, maddede yapılan düzenleme ile
1479 sayılı Kanun ve diğer sosyal güvenlik kuruluşlarınca uygulanan şartlara paralellik sağlanarak maluliyet aylığı bağlanabilmesi için de prim borcu bulunmama şartı öngörüldüğü belirtilmiş olup, benzer şekilde yaşlılık aylığı bağlanması için diğer koşullara ek olarak “Kuruma prim ve her türlü borcun ödenmiş olması” koşulunu da getiren 3396 sayılı Yasa’nın 4. maddesinin gerekçesinde yer alan “…mer’i mevzuata göre hiç prim ödemeden yaşlılık aylığı talebinde bulunan sigortalılar prim borçlarını alacakları yaşlılık aylığına mahsup ederek aylığa müstehak olmaktadırlar. Tasarı ile sigortalıların büyük bir bölümünün primlerini zamanında ödememeleri sebebiyle Kurumun prim alacaklarının tahsilinde karşılaştığı güçlüklerin bertaraf edilmesi, Kurumun aktüeryal dengesinin korunması ve zamanında primlerini ödeyen sigortalılarla ödemeyen sigortalılar arasındaki eşitsizliğin önlenmesi maksadıyla maddeye bu bent ilave edilmiştir.” açıklaması da bu yönü belirgin biçimde doğrulamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece, davacıya prim borcunun ödendiği 25.05.2007 tarihini takip eden aybaşı olan 01.06.2007 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti yerine, 01.01.2007 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yer alan “1479 sayılı Yasa’nın 31. maddesi gereğince davacının kesin olarak malullüğünün tespitini yapan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 26.12.2006 gün ve 38/4298 karar sayılı rapor tarihini takip eden ay başı olan 01.01.2007 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,” rakam ve sözcüklerinin silinmesine, yerine,
“Davacıya prim borcunun ödendiği 25.05.2007 tarihini takip eden aybaşı olan 01.06.2007 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 25.09.2008 gününde oy birliği ile karar verildi.