Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/10406 E. 2023/1907 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10406
KARAR NO : 2023/1907
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/78 E.,2021/825 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük idaresi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,

Ancak;
Sanığa atılı eylemin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet (4733 sayılı Kanun) suçunu oluşturduğu cihetle, şikâyetçi Gümrük İdaresi’nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği
temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2013 tarihli, 2012/482 Esas, 2013/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 15.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu sigaraların aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

2.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2013 tarihli 2012/482 Esas, 2013/271 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.04.2016 tarihli ve 2014/27501 Esas, 2016/5865 Karar sayılı ilâmıyla;
“…I) Sanığın ikametinde 900 paket kaçak sigara yakalandığı anlaşılmakla; suçun işleniş biçimine, sanığın amaç ve saiki ile kasta dayalı kusurunun ağırlığına göre alt sınırdan makûl ölçüde uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekir ise de, adalet duygularını zedeleyecek ve 5237 sayılı TCK’nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde, 4733 sayılı yasanın 8/4. maddesi uyarınca temel cezanın fazla aşılması suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
II)24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi, …” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2017 tarihli, 2016/298 Esas, 2017/83 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu sigaraların aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

4.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2017 tarihli, 2016/ 298 Esas, 2017/83 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2018/ 9843 Esas, 2020/18930 Karar sayılı ilâmıyla; “…Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi

kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,..” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli, 2021/78 Esas, 2021/825 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu sigaraların aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, sanık müdafii ve şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.10.2022 tarihli 2021/112207 sayılı ret, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; mahkemenin alt sınırdan uzaklaşmadan ceza tertibine gitmesi gerekirken alt hadden uzaklaşıp mahkûmiyet kurması, sanığın sabıkasız olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya cezanın ertelenme imkanı olmasına rağmen mahkemece gerek bu hususlar gerekse Yargıtay bozma ilamı göz önüne alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulması ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde kolluk ekiplerince yapılan istihbari çalışmalarda sanığın ikametgah ve eklentilerinde yüklü miktarda kaçak sigara bulunduğu bilgisine ulaşılması üzerine, usulüne uygun olarak yapılan aramada ikametgahın arka kısmında bulunan ve kömürlük olarak kullanılan yer kontrol edildiğinde toplam 900 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık bozma öncesinde alınan savunmasında sigaraların kaçak olduğunu bilmediğini, maddi durumu kötü olduğu için satacağını beyan etmiş, bozma sonrasında ise sanığın savunması alınmamış, sanık müdafiinin 05.07.2021 tarihli duruşmada sanığın beraatine karar verilmesi ve hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği anlaşılmıştır.

3.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ile sonradan yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlarla değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken lehe aleyhe kanun karşılaştırması yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödenmediğinden bahisle 4733 sayılı Kanun lehe kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.Ele geçen kaçak sigaralar yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 9.000,00 TL, mahkeme aşamasında alınan 03.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 6.000,00 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerleri arasındaki çelişki giderilerek sonucuna göre … varakasının düzenlettirilerek 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının uygulanması hususunun değerlendirilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,

4.Mahkemece hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanığa yüklenecek yargılama gideri tutarının belirtilmeden karar verildiği, ancak 5271 sayılı Kanun’un yargılama giderleri başlıklı 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ”Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ve 26.05.1935 tarihli ve 111/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ”yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmelidir.” ve 02.05.1966 tarihli ve 4/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca da ”tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükletileceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığa yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğinin” belirtilmesi karşısında, sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen kısa kararda yargılama gideri miktarı dökümü yapılmayıp, yargılama giderinin kime ve ne miktarda yükletileceği de belirtilmeden gerekçeli kararla birlikte sanık aleyhine yargılama giderine hükmolunması suretiyle çelişki oluşturulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığa atılı eylemin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu oluşturduğu cihetle, şikâyetçi Gümrük İdaresi’nin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/78 Esas, 2021/825 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.