YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8336
KARAR NO : 2023/598
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/408 E. 2015/716 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.04.2015 tarihli ve 2015/408 Esas, 2015/716 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin
ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla
5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitlendirilmesine, kaçak eşyanın müsaderesine ve katılan lehine vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği, haksız ve hukuka aykırı olan kararın bozulması istemine ilişkindir.
2.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanık hakkında verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlardan olan adli para cezasına çevrilmesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiği nedenleriyle kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 30.03.2012 tarihinde tezgah üzerinde satışa hazır 3 adet nokia M17, T19 ve C7 marka kaçak cep telefonunun ele geçirilmesi olayına ilişkin yapılan soruşturma neticesinde, suça sürüklenen çocuk Semih … hakkında Adana 1. Çocuk Mahkemesinin 2012/508 Esas sayılı dosyasında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan açılan davada, Mahkemece yapılan yargılama sırasında tanık olarak dinlenen …’nün 03.10.2012 tarihli duruşmada suça konu gümrük kaçağı cep telefonlarının kendisine ait olduğunu, kısa süreli olarak cep telefonlarının bulunduğu tezgahını suça sürüklenen çocuk Semih …’a emanet ettiğini, bu arada polislerin geldiğini görünce korkup kaçtığını, o sırada tezgah başında bulunan suça sürüklenen çocuk Semih … hakkında adlî işlem yapıldığını beyan etmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde suça sürüklenen çocuk Semih … hakkında beraat kararı verilerek, sanık … hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması üzerine iş bu kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2.Dosyada bulunan bilirkişi raporunda; ele geçirilen telefonların mobil cihaz kayıt sisteminde kayıtlı olmadığı halde serbest dolaşıma girdiği veya kayıt dışı olduğu, kuruma bildirimde bulunulmadığı halde Türkiye’de haberleşme hizmeti aldığı veya IMEI numaraları başka cihazlardan kopyalanarak el konulan telefondan farklı bir modelle sisteme kaydedilmiş, elektronik kimlik bilgileri değiştirilerek klonlanmış cihazlar olduğu, bandrollerinin bulunmadığı, gümrük sahasına ve yurda yasal olmayan yollardan sokulan kaçak cep telefonları olduğu kanaati bildirilmiştir.
3.Sanık kollukta ve esas mahkemesinde, suça konu cep telefonlarının kendisine ait olduğunu, kaçak olduğunu bilmediğini ve satmak amacıyla bulundurduğunu beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale
geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanması sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine 62 nci maddesinin ikinci fıkrası olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.04.2015 tarihli ve 2015/408 Esas, 2015/716 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.