Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11864 E. 2023/695 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11864
KARAR NO : 2023/695
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/250 E., 2021/376 K.
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu ürünlerin müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılma Talebi Reddedilen vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 02.02.2015 tarihli ve 2014/408 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında maddi veya mali haklara tecavüz suçundan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 71 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 81 inci maddesinin on üçüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 8.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kitapların 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

2.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 02.02.2015 tarihli ve 2014/408 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararının sanık ve şikayetçi … Yayıncılık ve Yapımcılık Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2018/3395 Esas, 2021/6098 Karar Karar sayılı ilâmıyla;
”1-)Şikayetçi … Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş. vekilinin eski hale getirme talebinin incelenmesinde;
Davadan ve duruşma gününden usulüne uygun şekilde haberdar edilmesine rağmen, duruşmaya katılmayan ve CMK’nın 237. maddesine uygun biçimde talepte bulunup katılan sıfatını almayan şikayetçi…Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş. vekilinin eski hale getirme ile birlikte temyiz talebinde bulunmadığından isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİ,
2-)Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
5846 sayılı Kanun’un “haklara tecavüzün önlenmesi” başlıklı 81’inci maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık eyleminin aynı eserle ilgili olarak şikayet üzerine soruşturulan/kovuşturulan ve aynı Kanun’un “manevi, mali ve bağlantılı haklara tecavüz” suçunu da oluşturduğu somut olayda; şikayetçinin 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde dava konusu edilen materyaller yönünden hak sahibi olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli belgeleri ibraz etmesi nedeniyle sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13 maddelerine göre hüküm kurulmuş ise de;
Hükümden sonra 17/07/2020 tarih ve 31188 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 143. maddesiyle değiştirilen 81’inci maddesinin on üçüncü fıkrasında düzenlenen “Bandrol yükümlüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71’inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71’inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak; verilen ceza üçte biri oranında
artırılır.” hükmünün iptal edilmesi ve 5237 sayılı TCK’nin 44’üncü maddesinde ise “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmiş olması karşısında;
Somut olayda, sanığın eylemine uyan bandrol yükümlülüğüne aykırılık eylemi ile ilgili hak sahibi kişilerin hukuken geçerli belgeleri süresi içerisinde sunarak şikayetçi olması nedeniyle hem manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 5846 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suçun hem de aynı Kanun’un 81’inci maddesindeki sanığın eylemine uyan ve re’sen takibi gerektirmesi nedeniyle CMK’nin 253 ile devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayan bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşacağı ve TCK’nin 44. maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurulup, kazanılmış hakları da gözetilerek sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de,
1-Şikayetçi BASYAYBİR Meslek Birliği vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6aylık kanuni şikayet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli ve yeterli belgeleri belgeleri ibraz etmediğinden (başka esere ait hak sahibi belgesi sunmasından) dolayı suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde şikayetçinin davaya katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
2-Katılan YAYBİR Meslek Birliği vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde hak sahipliğine ilişkin hukuken geçerli ve yeterli belgeleri belgeleri ibraz etmesinden dolayı suçtan doğrudan zarar gördüğü ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunduğu halde anılan Meslek Birliğinin davaya katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ” karar verilmiştir.

3.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/250 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5846 sayılı Kanunu’na muhalefet suçundan, 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca hapisten çevrili 6.000,00TL ve doğrudan verilen 80,00 TL ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kitapların 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.11.2022 tarihli ve 7-2022/52988 sayılı, red ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği; ele geçen kitapların iş yerinin dışında bulunan çöpte ele geçirildiğini, bunları satmadığını, arama sırasında orada olmadığını, telefonla aranması üzerine iş yerine gittiğini, verilen cezanın ve katılanlar lehine verilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğunu, hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.

2.Katılma talebi reddedilen…Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş. vekilinin temyiz talebinin; katılma talebinde bulunurken süresinde gerekli hak sahibi belgelerini sunmasına rağmen katılma talebinin reddine karar verildiğini, sanığa verilen cezanın alt sınırdan verilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığa ait … Kitapevi isimli iş yerinde bandrolsüz kitap satışı yapıldığına dair tespit üzerine İstanbul Anadolu 16. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/149 D.İş sayılı arama ve el koyma kararına istinaden iş yerinde yapılan aramada, tezgahlarda ve raflarda toplam 20 adet bandrolsüz kitap ele geçirildiği, sanığın bozma öncesinde alınan savunmasında, … Kitapevini kendisinin işlettiğini, ikinci el kitap alım satımı yaptığını, işlerinin yoğun olduğu dönemlerde üniversite öğrencilerinin dükkanda geçici olarak çalıştığını, ancak onların kitaplardan anlamadığını, ikinci el olarak alınmış kitapların tamamını aynı anda kontrol edemediğini, daha sonra yaptığı kontrollerde tespit ettiği kitapları ayırarak dükkanın önünde bulunan çöp kutusunun yanına koyduğunu, ele geçirilen kitapların bunlar olduğunu, kasıtlı olarak korsan kitap satmadığını söylemiş; bozma sonrası beyanında ise Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiştir.

2.23.12.2014 tarihli FSEK Uzmanının düzenlemiş olduğu bilirkişi raporu dosya içinde mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A.Katılma Talebi Reddedilen … Yayıncılık ve Yapımcılık Ticaret A.Ş. vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5846 sayılı Kanun’un, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75 inci maddesindeki; “…71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir…” şeklindeki düzenlemeye göre, temyiz eden şirketin şikâyet ve katılma dilekçelerine ekledikleri belge ve delillerin incelenmesi sonucunda; şikâyetçi şirketin, sanığa ait iş yerinde ele geçirilen suça konu eserler bakımından hak sahibi olduğuna ilişkin hukuken geçerli ve yeterli belgeleri kanuni süresi içinde dosyaya sunmadığı anlaşıldığından, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan … Yayıncılık ve Yapımcılık Ticaret A.Ş. vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanık hakkında 5846 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1.Sanığa ait … Kitapevi isimli iş yerinde bandrolsüz kitap satışı yapıldığına dair tespit üzerine İstanbul Anadolu 16. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/149 D.İş sayılı arama ve el koyma kararına istinaden iş yerinde yapılan aramada, tezgahlarda ve raflarda toplam 20 adet bandrolsüz kitap ele geçirildiği, 23.12.2014 tarihli FSEK Uzmanının düzenlemiş olduğu bilirkişi raporunda, ele geçirilen kitapların bandrolsüz, taklit ve kopya olduğunu, katılanlar … ve … Basım
Yayım Dağıtım Tic. ve San. Ltd. Şti. vekillerinin hak sahibi veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan hukuken geçerli ve yeterli belgeleri kanuni süresi içinde sundukları anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A.Katılma Talebi Reddedilen … Yayıncılık ve Yapımcılık Ticaret A.Ş. Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/250 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararırına yönelik katılma talebi reddedilen kurum vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/250 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.