Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2007/9218 E. 2007/10545 K. 04.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9218
KARAR NO : 2007/10545
KARAR TARİHİ : 04.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde 15.162,66 YTL eğitim ve öğretim masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının Yüksek Öğretim Kurumu Yasasının 35. maddesi gereğince lisansüstü eğitim yapmak üzere geçici olarak … Üniversitesine Sosyal Bilimler Enstitüsüne kadrosunun aktarıldığını, ancak mecburi hizmetini yerine getirmeden görevinden istifa ettiğini, eğitime başlarken verilen yüklenme senedi gereğince sorumlu olduğunu, adına yapılan 15.162,66 YTL’nin davalı asıl ve kefillerden alacağın ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Mahkemece, yurt içi aylıklarının istenildiği, Sayıştay Genel Kurulunun 17.09.2001 tarih ve 4995/4 sayılı kararı ve Yargıtay kararları doğrultusunda ödenmesi öngörülen aylığın yurtdışı aylıkları olduğu, davalının sorumlu olacağı kısmın eğitim ve öğretim için yapılan masraflar olduğu, maaş ödemelerinin bunun dışında kaldığı, ayrıca 5535 Sayılı Yasada değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerle özellikle … Bingöl tarafından verilen taahhütname gereğince sorumluluğun belirleneceği kaçınılmazdır. Taahhütnamenin incelenmesinde öğrenim sırasındaki başlığın 1 maddesi “yasa ve yönetmeliklerle kabul edilen özürlü haller (sıhhi nedenlerle olağan üstü haller gibi) dışında kendi isteğimle öğrenimimi bıraktığım”, 6 maddesi ise “…Öğrenim için gönderildiğim süre içerisinde bana yapmış olduğu masraf ve tüm ödemeleri (Atatürk Üniversitesi adına yüksek lisans veya doktora yaptığım halde masraflarım, yaptığım kurum veya herhangi bir devlet kuruluşu tarafından karşılanıyorsa, bu ödemelerde dahil olmak kaydı ile) tediye ve sarf tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek faizi ile birlikte
ödeyeceğimi…taahhüt ederim” şeklinde yüklenmede bulunmuştur. Davalı, sözü edilen bu yüklenme senedinin hata, hile veya zorla kendisine imza ettirildiğini ileri sürmemiştir. Davalının … iradesi ile davacı üniversiteye böyle bir taahhütname (yüklenme senedi) vermesini yasaklayan yasal bir düzenleme olmadığı gibi, lisansüstü eğitimi yapması için kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde bu taahhütname davalıyı bağlar niteliktedir. Davada davacı kurum, taahhüt kapsamında yapılan harcamaların tahsilini istemekte, bunun dışında bir istemi bulunmamaktadır. Ortada davalı tarafından verilen taahhüdü geçersiz kılan bir durum da söz konusu olmadığına göre, mahkemece, taahhütname kapsamı doğrultusunda işlem yapılması ve istenen tazminatın bu doğrultuda hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin 5535 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Yükseköğretim Yasasına eklenen geçici 53. maddesinde “üniversiteye veya başka bir kamu kurumuna dönmek istemeyenlerden mecburi hizmet karşılığı olarak, hizmetleri karşılığında aldıkları yurt içi maaşlar talep edilemez. Bu maaşlar haricinde eğitimleri için yapılan diğer ödemeler talep edilir” denilmektedir. Dava konusu olayda davalıların … oldukları taahhütname gereğince sorumlu oldukları fakat eylemin dava açılmasından sonra yürürlüğe giren “5535 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Yasa” kapsamında kaldığı anlaşıldığından mahkemece “konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına” hükmedilip mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin ise davanın açılmasına sebep olan davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeler ile davanın reddine hükmedilip mahkeme masrafları ile vekalet ücretinden davacı idarenin sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.