YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9228
KARAR NO : 2023/196
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’îlerine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı- karşı davalı erkek vekili 09.02.2022 havale tarihli dava ve 01.03.2021 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; davalı kadının yatakları ayırdığını, cinsel birliktelikten kaçındığını, hakaretlerde bulunduğunu, psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, evliliği maddi beklentiler üzerine kurduğunu, ilgisiz davrandığını, haber vermeden eve gelmediği günler olduğunu, güven sarsıcı davrandığını, psikolojik olarak sağlıklı olmadığını iddia ederek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve müşterek çocuğun velayetinin babaya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı- karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının oğlunun kadın için küfür ve hakaret içerikli sözlerinin olduğunu, davacının köyde bulunan çay bahçelerine davacının oğlu tarafından sokulmadığını, erkeğin oğlunun bu davranışlarına engel olmadığını, erkeğin evin ihtiyaçlarıyla ilgilenmediğini, sürekli borç yaptığını, kadının çalışması nedeniyle kadına hakaret ettiğini, kadının erkek hakkında uzaklaştırma kararı almasından sonra erkeğin evin doğal gaz ve elektriğini kestiğini, tehdit ettiğini, erkeğin müşterek çocuğa intikam duygusu aşılayarak kötü örnek olduğunu, cinsel şiddet uyguladığını iddia ederek erkek tarafından açılmış olan boşanma davasının reddine, karşı davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin davalı-karşı davacıya verilmesine, müşterek çocuk için 500,00 TL iştirak nafakasına, davalı-karşı davacı için 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesine, lehine 100.000 TL manevî, 100.000 TL maddî tazminata, aile konutu olan taşınmazın dava süresince müşterek çocuk ve davalı-karşı davacı kadına tahsis edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı- karşı davacı kadının eşine küfür ve hakaret ettiği, müşterek çocuk ile aynı odada kaldığı, kaldığı odanın kapısını kilitleyerek erkeğin girmesine izin vermediği, birlik görevlerini yerine getirmediği, davacı-karşı davalının ise, geliri bulunmasına rağmen evin faturalarını düzenli olarak yatırmadığı, etrafa borçlandığı, borçlandığı kişilere parayı düzenli geliri olmayan eşinden istemeleri yönünde söylemlerde bulunduğu, ortak konutun kadına ve müşterek çocuğa tahsis edilmesine rağmen konutun fatura aboneliklerini iptal ettirerek onları mağdur ettiği ve küçük müşterek çocuğa öldürülen abilerinin intikamlarını alması için beline silah koyacağını ve abilerinin düşmanlarını öldürmeleri gerektiği yönünde sözler sarfederek çocuğun psikolojisini olumsuz etkilediği, tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu oldukları gerekçesi ile asıl ve karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin davalı-karşı davacı kadına verilmesine, müşterek çocuk yararına 500,00 TL iştirak nafakası ödenmesine, davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde müşterek çocuğun psikolojik problemler yaşaması nedeniyle onunla aynı odada uyumasının yatakları ayırma ve cinsel ilişkiyi engelleme olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, yeni taşındıkları eve yatak odası takımının ekonomik sebeplerle alınamadığını, evlilik birliğinin sona ermesine sebep olan olaylarda kadının kusursuz olduğunu, evlilik sonrasında kadının anksiyete problemi yaşadığını bunun tazminatı gerektirdiğini, erkeğin yüksek emekli maaşı aldığını, tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddinin yasaya aykırı olduğunu, tedbir nafakası miktarının yetersiz olduğunu ifade ederek asıl davanın reddine karşı davanın tüm yönlerden kabulüne karar verilmek üzere kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince yüklenen kusurların dosya kapsamında sabit olduğu, kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı-karşı davacı kadının düzenli ve sürekli gelir getiren bir işte çalışması nedeni ile yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesi ile davalı-karşı davacı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir .
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı kadın vekili süresinde sunduğu temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek, yerel mahkemece kendisine yüklenen kusurların gerçekleşmediğini, yatak odalarını ayırma kusurunun kendisine yüklenemeyeceğini, son dönemlerde psikolojik rahatsızlığı ortaya çıkan kızı ile aynı odada kalmak zorunda kalmasının kusur olarak nitelendirilemeyeceğini, hakarete ilişkin kusurun tanık beyanlarından ispatlanamadığını, birlik görevlerini yerine getirme yükümlülüğünün sadece kendisine ait olmadığını, karar tarihi itibariyle yeni iş bulmuşsa da temyiz talep tarihinde çalışmadığını, lehine tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiğini, tedbir nafakasına ilişkin mahkeme gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbiriyle çelişki içerdiğini belirterek erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, çocuk lehine hükmedilen tedbir nafakası, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile reddedilen tazminatlara yönelik temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin davasının kabulü ile kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerine ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ile tedbir nafakasına ilişkin itirazların yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 169 uncu ve 175 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi, 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.