Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12472 E. 2023/9605 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12472
KARAR NO : 2023/9605
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.08.2011 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında katılanlara yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2012 tarihli ve 2011/559 Esas, 2012/642 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılanlara yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına karar verilmiş, bu karar 06.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

C. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/596 Esas, 2015/654 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 14.10.2014 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğine ilişkin … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/788 Esas, 2015/826 Karar sayılı mahkumiyet kararının kesinleştiği ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında katılanlara yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

D. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/596 Esas, 2015/654 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.12.2021 tarihli ve 2019/6526 Esas, 2021/29531 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında, iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen kuru sıkı tabanca ile katılanlar … ve …’a karşı tehdit amaçlı olarak ayrı ayrı ateş etme eylemleri nedeniyle TCK’nın 106/2-a maddesinde düzenlenen tehdit suçundan tek bir hüküm kurulup, TCK’nın 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde iki ayrı hüküm kurulması,”
Nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

E. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılanlara yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suçun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğü, suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanların, sanığın bacanağı …’ın anne ve babası oldukları, sanığın kayınpederi olan …’in olay günü katılanlar ile tartışması üzerine sanığın, katılanların evinin önüne giderek katılanlara yönelik “Bundan sonra düşmanınız benim” gibi sözlerle tehditte bulunduğu ve üzerinde bulundurduğu kuru sıkı tabanca ile tehdit amaçlı ateş ettiği anlaşılmıştır.

2. Katılanların aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanlarda bulundukları görülmüştür.

3. Sanık savunmalarında tevil yollu ikrarda bulunmuştur.

4. Tanık H.H.’nin katılanların beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Suçta kullanılan kuru sıkı tabancaya ilişkin emanet eşya makbuzu ve kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinde yer alan düzenlemeye göre, tehdit suçunun temel işleniş şekli mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eyleminin gerçekleşmesidir. Tehdit suçunda korunan hukukî değer, kişilerin … ve sükûnudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. Bu nedenle, söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükûnuna karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir.

Tehdidin silahla işlenmesi mağdur üzerindeki korkunun etkisini artırması, eylemin icrasını kolaylaştırması, tehdidin ciddiliğini göstermesi ve faile cesaret vermesi nedenlerinden dolayı kanun koyucu tarafından nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Suçun silahla işlendiğinin kabulü için failin silahlı olması yeterli olmayıp, tehdidin gerçekleştirilmesi sırasında silahın kullanılmış olması, silahın korkutucu gücünden bir şekilde faydalanılmış olması gerekmektedir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen sanığın eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturduğu, katılanların aşamalardaki birbirleriyle uyumlu beyanları, tanık H. H.’nin katılanların beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları, suçta kullanılan kuru sıkı tabancaya ilişkin emanet eşya makbuzu, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve sanığın tevil yollu ikrar içeren savunmaları ile anlaşıldığından, Hukukî Süreç başlığı altında (D) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulması suretiyle kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.