YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4832
KARAR NO : 2023/908
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli 2015/399 Esas, 2016/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci fıkrası, 53 üncü maddenin altıncı fıkrası, 63 üncü fıkrası uyarınca 2 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2020 havale tarihli ve 2016/229900 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Temel ceza miktarının yüksek olduğuna,
2.Hapis cezasının kısa süreli olmaması sebebiyle 50 nci maddenin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Sanığın olay tarihinde sevk ve idaresindeki kamyoneti ile … Bankası önünde gidişe göre ters istikametli yolda geri geri seyrettiği sırada yol üzerinde sırtı dönük şekilde yürüyen Bedriye’ye çarparak vefat etmesine sebebiyet verdiği, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan adli muayene tutanağına göre kesin ölüm sebebinin trafik kazası ile olması mümkün multitramva sonucu gelişen akut böbrek yetmezliği ve akut tübüler nekroz nedeni ile öldüğünün tespit edildiği, sanık sürücü … yönetimindeki kamyonet ile ters istikametten girmiş olduğu yol bölümünde geri manevra ile harekete geçmeden önce ayna yardımıyla gerisini yeterince kontrol etmesi, aracının özelliğini dikkate alıp gerisinde görüş alanı dışında kalan yerler için gözcü bulundurması gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup yeterli kontrolü sağlamadan ve gerekli tedbirleri almadan geri manevra yaparak taşıt yolu içerisinde maktule yayaya çarptığı anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu olduğu, yaya …’ın mevcut yaya kaldırımı kullanmayıp taşıt yolu içerisinde yürüdüğü, geri manevra yaparak kendisine doğru gelen kamyonet nedeniyle gerekli korunma tedbirini almadığı anlaşıldığından dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla tali kusurlu olduğu, bilirkişi raporu, Adli Tıp Raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup; sanığın bu suretle asli kusurlu olarak taksirle ölme neden olma suçunu işlediği sabit görülmüştür.
2…. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 07.06.2015 tarihli adli muayene tutanağında , …’ın trafik kazası ile olması mümkün multitramva sonucu gelişen akut böbrek yetmezliği ve akut tübüler nekroz nedeni ile öldüğü tespit edilmiştir.
3.Kaza tespit tutanağına göre, olay günü, meskun mahalde, gündüz vakti, bölünmüş tek yönlü caddede, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile girdiği ters istikametteki yolda, geri geri gelirken bu esnada cadde üzerinde sanığın idaresindeki araca sırtı dönük şekilde yürüyen yaya …’a çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, sanığın trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen hususlara uyma ve bölünmüş yollarda karşı yöndeki trafik için ayrılan yol bölümüne girme kuralını ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, yaya …’ın ise yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışta bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri nedeniyle kusurlu olduğu belirtilmiştir.
4.Trafik bilirkişi tarafından düzenlenen 02.07.2015 tarihli raporda, sanığın asli, yayanın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
5…. Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 12.01.2016 tarihli raporda kusur dağılımı;
“A) Sanık sürücü … yönetimindeki kamyonet ile ters istikametten girmiş olduğu yol bölümünde geri manevra ile harekete geçmeden önce ayna yardımıyla gerisini yeterince kontrol etmesi, aracının özelliğini dikkate alıp gerisinde görüş alanı dışında kalan yerler için gözcü bulundurması gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup yeterli kontrolü sağlamadan ve gerekli tedbirleri almadan geri manevra yaparak taşıt yolu içerisinde maktule yayaya çarptığı anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurludur.
B) Maktule yaya …’ın mevcut yaya kaldırımı kullanmayıp taşıt yolu içerisinde yürüdüğü, geri manevra yaparak kendisine doğru gelen kamyonet nedeniyle gerekli korunma tedbirini almadığı anlaşıldığından dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla tali kusurludur.
C) 02.07.2015 tarihli bilirkişi raporu; izlenen kamera görüntüsü, yaya kaldırımın bulunduğu, maktule yayanın mevcut yaya kaldırımını kullanmayıp taşıt yolu içerisinde yürüdüğü hususları dikkate alındığında taraflara atfedilen kusur oranları yönünden isabetli bulunmuştur.” şeklinde belirtilmiştir.
6.Ölenin çocukları olan … ve … Koçak sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.
7.Sanık savunmasında, müşterilere kargo dağıttığını trafiği tıkamamak için geri geri gelirken yayaya çarptığını, üzgün olduğunu, lehe hüümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkeme kararında, oluşa ilişkin bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hükmedilen 3 yıl 6 ay hapis cezasının, aynı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada 2 yıl 11 ay olarak belirlenmesi gerekirken 2 yıl 7 ay olarak hesaplanması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Dosya içeriğine göre, gündüz vakti, meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile ters istikametten girmiş olduğu bölünmüş tek yönlü caddede geri geri geldiği sırada taşıt yolu içerisinde kamyonete sırtı dönük vaziyette yürümekte olan yaya …’a çarpması şeklinde meydana gelen olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeyerek 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında belirlenen ceza miktarı bakımından isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.CMK’nın ”Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas – 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK’nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre sanığa atılı TCK’nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçunda aynı Kanunun 50/4. maddesi gereğince süreye bakılmaksızın paraya çevirme hükümlerinin uygulaması mümkün olup, sanık hakkında “kısa süreli hapis cezası olmaması nedeniyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi mahkemenin kabulüne göre hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde “A” ve “B-2” bendlerinde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli, 2015/399 Esas 2016/78 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereği, kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.