Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6505 E. 2023/862 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6505
KARAR NO : 2023/862
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 29.04.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üzerine kayıtlı … plakalı aracına 17.04.2011 tarihinde sanık sıfatıyla yargılandığı dosya kapsamnda el konulduğunu, yapılan yargılamada beraatine karar verildiği ve aracın da kendisine verilmesine karar verildiği, söz konusu karar 30.05.2015 tarihinde kesinleşmiş ise de otopark ücreti ödenmediğinden dolayı iadesi 25.02.2016 tarihinde teslim almak zorunda kaldığını, uzun süre el koyma işlemi uygulanması nedeniyle, servis ve nakliye işi yapamadığını, bakımı ve onarımının yapılmadığını, hiçbir kusuru olmamasına rağmen haksız el koyma nedeni ile maddi ve manevi zararı bulunması nedeniyle zor durumda olması nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 15.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın kanunda belirtilen şartları taşımaması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının ikametgahının araştırılarak yetkili mahkemede açılıp açılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, mükerrer dava açılıp açılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacının kendi kusurlu eylemleri nedeniyle işleme sebebiyet verdiğinden sonucuna katlanması gerektiğini, davacının maddi zararını ispat edemediğini, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, talep edilen faize ve nispi vekalet ücretine itiraz ettiklerini, öne sürmüştür.

3. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2016/213 Esas, 2018/116 Karar sayılı kararı ile davanın reddine kararı verilmiştir.

4…. Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/3621 Esas, 2019/441 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davacının el koyma kaynağı olan yargılamada sanık olduğu, söz konusu aracın müsadere edilmediği, kusuru olmadığından dolayı hakkında beraat kararı verildiği, 5271 sayılı Kanun 141 inci maddesinin 1 inci fıkrasının j bendi uyarınca haksız ve uzun süre el koyma işlemi nedeni ile yargıtay içtihatlarının da emsal alınması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/140 Esas – 2015/149 Karar sayılı dava dosyasında davacının nitelikli hırsızlık, kamu malına zarar verme suçlarından … plakalı aracına 17.04.2011-25.02.2016 tarihleri arasında elkonulduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine ve aracın kendisine iadesine karar verildiği, kararın 30.04.2015 tarihinde kesinleştiği, ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının tazminata esas dosyadaki savunmasında dava konusu … ile bir ilgisinin olmadığı, gerçekte amcasının oğlu …ın aracın sahibi olduğunu ancak o tarihte … ilinde bulunmadığından dolayı aracın kendi üzerine yapıldığı yönündeki savunması, dava konusu aracın suçta kullanılması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bir kişinin zarara kendisinin kusuru ile sebebiyet vermesi halinde, zarara o kişinin kendisinin katlanması gerektiği genel hukuk ilkesi, kaldı ki hiç kimse kendi kusurundan yararlanamayacağından, maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/140 Esas – 2015/149 Karar sayılı dava dosyasında davacının nitelikli hırsızlık, kamu malına zarar verme suçlarından … plakalı aracına 17.04.2011-25.02.2016 tarihleri arasında 1775 gün el konulduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine ve aracın kendisine iadesine karar verildiği, kararın 30.04.2015 tarihinde kesinleştiği, ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Tazminata esas ceza davasında davacının sanık olarak yargılandığı ve talimat yoluyla 13.02.2015 tarihli duruşma sırasında “…… plakalı … aslında amcasının oğlu …’a ait olduğunu, ancak aracı aldığı tarihte … ilinde bulunmadığından dolayı … kendisinin üzerine kaydedildiğini, bu nedenle ruhsatta kendisinin adının göründüğünü, aracı hiç kullanmağını.. iddianamede sanık olarak gösterilmesinin sadece suçta kullanılan aracın ruhsat sahibi olmasından ötürü olduğunu, ruhsat kensinin adına kayıtlı ise de aracın kendisinin olmadığını, amcamın oğluna sorulduğunda bu husunun doğrulanacağı…” şeklindeki beyanı ve dosya dışı sanık Abdülhakim Sarsılmaz”ın 12.09.2013 tarihli avukatı ile birlikte duruşma sırasında ” …soruşturma aşamasında polise verdiği beyanını tekrar ettiğini, … plakalı aracın kendisine iadesini talep ettiği…” dikkate alındığında, davacı her ne kadar el koyma nedeni ile zararının oluştuğunu beyan etmişse de; davaya konu aracın kendisine ait olmadığını, tazminata esas dosyada özellikle, aracı hiç kullanmadığı beyanı nedeniyle davacının zararının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/3621 Esas, 2019/441 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.