Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/7211 E. 2023/199 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7211
KARAR NO : 2023/199
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2017 tarihli ve 2016/316 Esas, 2017/52 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin

birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.05.2017 tarihli ve 2017/1196 Esas, 2017/1052 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.04.2022 tarihli ve 9-2022/64098 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiin temyiz istemi eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık lehine olan delillerin toplanmadığına, tevsii tahkikat taleplerinin reddedildiğine, sanığın mağdur çocuğun yaşı konusunda hataya düştüğünün dikkate alınmadığına, ilişkilerinin rızaya dayandığına ilişkindir.

2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken üst had yerine alt sınırdan hapis cezasına hükmedildiğine, koşulları bulunmadığı halde sanık lehine takdiri indirim maddesi uygulanarak hapis cezasından indirim yapıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı, sanık ve tanık beyanları, dosyada mevcut bilgi, belge, rapor, tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde, 02.08.2016 günü Hendek ilçesinde bulunan … … **** plakalı araç içerisinde araç … olan sanık …’in on beş yaşını doldurmamış mağdur …’i … çekmesi nedeniyle aracına aldığı, mağdurun sırtının yandığını beyan etmesi nedeniyle kremi sırtına sürdüğü, sonrasında bel aşağısı bölgelere de sürdüğü, cinsel organını mağdurun anüs bölgesine sokacak şekilde fiili livata şeklinde ilişkiye girdikleri ve boşaldığı, mağdurun direnç veya tepki gösteremediği, cinsel ilişkinin aracın koltukları arkasında bulunan yatak bölümünde perde çekili vaziyette gerçekleştiği, fiili livata şeklinde cinsel istismarda bulunduğu yaşı küçük katılan beyanından ve sanık ikrarından anlaşıldığı, sanık …’in 02.08.2016 tarihinde henüz on beş yaşını doldurmamış olan ve bu yüzden rızası hukuken geçerli bir rıza olarak kabul edilmeyen mağduru sürücüsü olduğu … **** plakalı kamyonda uzun süre tutmuş olup en sonunda da fiili livatada bulunmuş olması çerçevesinde mağdura karşı atılı suçu işlediği anlaşıldığından sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılarak karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın aşamalarda mağdurun on yedi yaşında göründüğü yönündeki savunması, mağdur beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, ilk derece mahkemesince olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.05.2017 tarihli ve 2017/1196 Esas, 2017/1052 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.