YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/31
KARAR NO : 2023/985
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/177 E., 2019/532 K.
SUÇ : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık …’ın anılan Kanun’un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli ve 2019/177 Esas, 2019/532 Karar sayılı kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/140527 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/140527 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/03/2016 tarihli ve 2014/21037 esas, 2016/1833 karar sayılı ilâmında yer alan, “…Sanığın, katılanın kimlik bilgilerini kullanarak hat çıkartan kişinin … Tatlılıoğlu olup olmadığı konusunda gerekli araştırma yapmayarak abonelik sözleşmesi yaptığından bahisle özel belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiği gerekçesi ile hakkında açılan kamu davasında, aşamalardaki savunmalarında suçlamayı red etmesi, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarının 16.07.2012 tarihli raporunda sözleşme altındaki imzaların katılana ait olmadığının tespit edilmesine rağmen; sözleşme ile ekindeki nüfus cüzdan fotokopisi üzerindeki yazı ve rakamlar ile sözleşmedeki katılana atfen bulunan imzaların sanığın eli ürünü olduğu hususunda bir araştırma yapılmadan kararın verilmiş olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; suça konu sözleşme ile ekindeki belge üzerindeki yazı ve rakamlar ile sözleşmedeki katılana atfen bulunan imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması…” şeklindeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre,
1-Adı geçen sanığın müştekinin bilgisi dışında nüfus cüzdanı fotokopisi ve kimlik bilgilerini kullanıp müşteki adına imza atarak sahte cep telefonu aboneliği sözleşmesi düzenlediğinden bahisle mahkûmiyetine karar verilmişse de, söz konusu abonelik sözleşmesinin incelenmesinde…Telekomünikasyon isimli bir işyerine ait kaşe ve bir imza bulunduğu, bununla birlikte soruşturma esnasında ilgili Gsm şirketinden gelen yazı cevabına göre, abonelik sözleşmesini düzenlediği bildirilen bayi yetkilisi olan sanığın ifadesine başvurulduğu, ancak sanığın suça konu abonelik sözleşmesini kendisinin düzenlemediğini, imza ve yazı örneğinin kendisine ait olmadığını, söz konusu sözleşmenin alt bayi tarafından düzenlendiğini belirterek üzerine atılı suçlamayı reddetmesi karşısında, söz konusu alt bayi araştırılmadan, hatta ilişkin abonelik sözleşmesi aslı ile sanık ve ilgili alt bayide çalıştığı bildirilen kişilerin imza ve yazı örnekleri temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, yargılama aşamasında da sanık aleyhine bir delil elde edilemeden, gerekçeli kararda atılı suçu adı geçen sanığın işlemiş olduğuna dair hiçbir delil ve gerekçeye yer verilmeden, yalnızca sanığın eyleminin sabit olduğundan bahisle mahkûmiyet kararı verilmesinde,
2-Sanığın suç tarihinde…Tel. Paz. ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti.’nin sermaye ortağı olduğu, şirketi temsile yetkili kılınmadığı ve sorumlu müdürü olmadığı hususu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Dairemizin 2021/29207 Esas sayılı dava dosyasına sunulan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 31.08.2018 tarihli ve 177137 sayılı yazısı ekinde yer alan, sanığın ortağı olduğu…Telekomünikasyon Tel. Paz. ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti.’nin kuruluş tarihi olan 10.12.2014’ten itibaren dosyasına intikal eden tüm sicil kayıtlarının ilan edildiği ticaret sicil gazeteleri incelendiğinde, sanığın suç tarihinde (29.11.2016) bahsi geçen şirketin sermaye ortağı olup, şirketi temsile yetkili kılınmadığı ve sorumlu müdürü olmadığı anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına göre de, sanık müdafii tarafından kanun yararına bozma talepli dilekçesi ekinde sunulan İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre, sanığın suç tarihi itibariyle…Telekomünikasyon
Tel. Paz. ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilileri arasında yer almadığı ve sigorta kayıtlarına göre …Tar. Ür. Gıda San. Tic. AŞ. adlı şirkette çalıştığı anlaşılmıştır.
3.Buna göre, sanık hakkında suç tarihinde … Tel. Paz. ve Dağıtım Tic. Ltd. Şti.’nin temsile yetkili ortağı olmamasına rağmen hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu maddesi yerinde görülmüştür.
4.Bozma nedenine göre kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu maddesi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İstanbul Anadolu 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.07.2019 tarihli ve 2019/177 Esas, 2019/532 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca sanık hakkında 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen cezanın kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca BERAATİNE, bozma nedenine göre kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu maddesi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.