Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/608 E. 2023/975 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/608
KARAR NO : 2023/975
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/302 E., 2021/376 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanık … hakkında Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2011 tarihli ve 2011/726 Esas, 2011/1001 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL hapisten çevrili ve 500,00 TL doğrudan hükmedilen adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.05.2014 tarihli ve 2013/22000 Esas, 2014/9706 karar sayılı ilâmı ile onararak kesinleşmesi sonrasında 12.11.2014 tarihinde infaz edilmesine müteakip, Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/744 Esas sayılı dosyası kapsamında uyarlama yargılaması yapılması konusunda ihbarda bulunulması üzerine 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik sebebiyle uyarlama yargılaması sonucunda Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/548 Esas, 2020/329 Karar sayılı kararı ile sanığın anılan
Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verildiği, bu karara karşı katılan vekilinin yaptığı itirazın Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2021 tarihli ve 2021/21 Değişik iş sayılı kararı ile daha önce verilen cezaların infaz edilmiş olması sebebiyle uyarlama yargılaması yapılamayacağından bahisle kabulüne karar verilerek kaldırılmasının ardından yerel Mahkemece sanık hakkında uyarlama yargılaması yapılarak 18.03.2021 tarihli ve 2021/302 Esas, 2021/376 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 50 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL hapisten çevrili ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, itiraz edilmeksizin 22.04.2021 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 2022/21023 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/140981 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/140981 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“15/04/2020 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na eklenen Geçici 12. maddede “(1) Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir. (2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanunun kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.” şeklinde yer alan düzenleme nazara alındığında,
Somut olayda, sanık hakkında Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2011 kararı ile verilen cezaların dosya kapsamında yer alan adlî sicil kaydına göre infaz edilmiş olduklarının anlaşılması karşısında, infaz edilmiş olan 25/11/2011 tarihli karara ilişkin olarak 7242 sayılı Kanun değişiklikleri nazara alınarak yazılı şekilde uyarlama yargılaması yapılarak yeniden mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan
kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarih ve 2008/5-220 Esas, 2009/28 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, infazı tamamlanmış olan hükümlerin uyarlama yargılamasına konu edilip edilmeyeceği hususunda açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, infaz edilmiş hükümlerin uyarlama yargılamasına konu olup olmayacağı kuşkulara yol açmış ise de yasanın infaz edilmiş hükümlere infazdan sonra da bir takım sonuçlar bağladığı, bu anlamda lehe yasanın belirlenerek uygulanmasının, hakkındaki hüküm infaz edilmiş olan hükümlüler açısından da “lehe durumlar oluşturabileceği” ve hükümlünün böyle bir istemde bulunmasında hukuki yararı bulunacağı, sonraki yasanın cezası infaz edilmiş hükümlü açısından lehe bir durum oluşturup oluşturmayacağının her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekeceğinden, “infaz edilmiş bulunan hükümler ile ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılamaz” şeklinde bir ilke konulmasının kabul edilemeyeceği benimsenmiş olmakla infaz edilmiş olsa dahi sonradan değişen yasa nedeniyle uyarlama yapılmasında sanığın hukuki yararı bulunduğu gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.