Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/7596 E. 2023/506 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7596
KARAR NO : 2023/506
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 15.10.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu madde ticareti yapma suçlamasıyla 25.12.2014 tarihinde tutuklandığını, 06.07.2014 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde hakkında beraat kararı verildiğini, davacının tutuklanmadan önce asgari ücretle çalışıyor olması nedeniyle 10.000,00 TL ücretten mahrum kaldığını, cezaevinde harcama yaptığını ve 5.000,00 TL ücret karşılığında ceza davası için avukat tuttuğunu, ayrıca üzerine atılı suç isnadı nedeniyle manevi sıkıntılar yaşadığını, tüm bu nedenlerle 20.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 04.11.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olup olmadığının araştırılarak mahkemenin yetkili olmaması halinde yetkisizlik kararı verilmesini, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılarak süresinde değil ise davanın reddine karar verilmesini, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacının kendi kusurlu hareketleri nedeniyle tutuklanmasına neden olduğundan tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve zararı kanıtlar belge sunulmadığını beyan etmiştir.

3…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/390 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/390 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2020/11721 Esas, 2022/1908 Karar sayılı kararı ile tazminat davasına bakan mahkeme heyetindeki başkan ve bir üyenin tutukluluğa itirazı değerlendirmesi nedeniyle tazminat konusu işlem ile ilişkili olup tazminat davasına bakamayacakları gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Bozma kararı üzerine tazminat konusu ile ilişkili olmayan heyet teşekkülü ile … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/84 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.09.2022 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz isteği; tutuklanma sürecinin yasaya uygun olması ve tazminat şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Davacının uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama suçu kapsamında yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği ve 25.12.2014 – 06.07.2015 tarihleri arasında haksız yere tutuklu kaldığı belirtilerek 20.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesini talep ettiği, Mahkemenin 2015/390 esas 2016/137 karar sayılı dosyasında davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin talebinin reddi ile davacının tutuklu kaldığı süre boyunca mahrum kaldığı gelir yönünden 6.124,58 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, Kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından bozulduğu, mahkemece usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek devam olunan yargılamada dosyada mevcut bilirkişi raporunda davacının tutuklu kaldığı gün sayısının 1 gün fazla hesaplandığı, davacının tahliye olduğu günün tazminata dahil olmayacağı gözetilerek 2014 yılında 7 gün 2015 yılında 186 gün özgürlüğünden mahrum kalan davacı lehine 6.092,94 TL maddi tazminatın ve davacının haksız yere tutuklu kalması nedeniyle maruz kaldığı üzüntü ve eylem nedeni ile davacının ekonomik sosyal durumu, hak ve nesafet kuralları gözetilerek 8.000,00 TL manevi tazminatın 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/294 Esas – 2015/265 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 25.12.2014 – 06.07.2015 tarihleri arasında 193 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat kararının 14.09.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve tazminat talep edilebilmesi bakımından kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Mahkemece eksik manevi tazminata hükmolunduğu ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
4.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2022/84 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.