YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1145
KARAR NO : 2023/772
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 01.06.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının … Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/13688 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma açıldığı, 06.08.2016-11.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 2020/2999 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının haksız olarak gözaltında kaldığı, bu nedenlerle 100.000.00 TL maddi, 100.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 11.06.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2020/194 Esas, 2020/161 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulünu karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/1866 Esas, 2020/3640 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1. Soruşturma sebebiyle avukatlık ücretinin, davacının ailesinin ve kendisinin yaptığı harcamaların maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine,
2. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı …’ın silahlı terör örgütüne üye olma iddiası ile 06.08.2016-11.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.03.2020 tarih, 2018/13688 soruşturma numaralı, 2020/2999 karar numaralı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davacının yapılan araştırmalar neticesinde esnaf olarak çalıştığı yaptığı, alınan beyanları doğrultusunda gözaltı döneminde sigortalı bir işte çalışmadığı, başkaca bir geliri olduğuna dair belgenin ibraz edilmediği tespit edilmiş, açıklanan sebeplerle maddi tazminat hesaplanmasının asgari ücret üzerinden hesaplanmasını gerektiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte davacının gözaltında ve tutuklu olduğu dönemlerde asgari ücretin aylık ve günlük net tutarlar tespit edilerek davacı lehine toplam 227,125 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.
Davacının, gözaltında kaldığı ve yargılama faaliyetinde geçen sürelere ilişkin kendisinin ve ailesinin yaptığını iddia ettiği masraflara yönelik olarak da; konu ile ilgili olarak Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 2011/19625 Esas, 2012/13745 Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekli ile yapılan yorum doğrultusunda; kişisel harcamaların ve yol giderlerinin her nasılsa gözaltına alınmamış olsa da dışarıda yapılacak nitelikte olan harcamalar niteliğinde olduğundan, bu yöndeki talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının yaşı, yaşantısı, çevresi, sosyo kültürel durumu nazara alınarak, söz konusu davaların kamuoyundaki bilinirlik hali nedeni ile, bu nedenle davaya konu olay ve davacının gözaltına alınmış olması tüm çevresine mal olduğu gibi, davacı ve aiesinin manevi olarak büyük zarar gördüğünün kabulü gerekmiştir. Bu nedenlerle davacı adına manevi tazminat hükmü cihetine gidilirken, keyfilikten uzak bir şekilde, somut ve denetime elverişli olması adına, davacının yaşı, yaşantısı, çevresi sosyo kültürel durumu, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin içtihat ve uygulamaları göz önüne alınıp günlük 200 TL olarak belirlenen miktar üzerinden yapılan hesaplama ile 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek davacının manevi tazminat talebi kısmen kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/8-2 E, 2007/63 K sayılı ve 13/03/2007 tarihli kararında da açıklandığı üzere, haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesinin ancak ve sadece davanın tamamen reddi halinde mümkün olması nedeniyle, istemin kısmen kabulüne kısmen reddini ilişkin karar verildiğinden davalı vekili lehine avukatlık ücreti takdir olunmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/13688 Soruşturma, 2020/2999 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.08.2016 – 11.08.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, davanın gözaltı tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
1.Soruşturma sebebiyle avukatlık ücretinin, davacının ailesinin ve kendisinin yaptığı harcamaların maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının avukatlık sözleşmesi ile ilgili herhangi bir belge sunmadığı gibi, avukatlık ücretinin davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanması nedeniyle maddi zarar miktarının tayininde esas alınamayacağı, davacının ailesinin ve kendisinin yaptığı harcamalara ilişkin maddi tazminat talebinin 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığından bu hususlara ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/1866 Esas, 2020/3640 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.