Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15588 E. 2023/500 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15588
KARAR NO : 2023/500
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2020/467 Esas, 2020/593 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09/04/2021 tarihli ve 2021/468 Esas, 2021/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanık hakkında ticaretten hüküm kurulması yönünde her türlü şüpheden uzak yeterli delilin bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İstanbul’dan Kayseri’ye uyuşturucu madde nakledileceği yönünde plakası verilen aracın tespiti üzerine takip edildiği ve sanığın kullandığı araca hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Mustafa’nın bindiğinin görüldüğü, araca müdahale edildiği esnada sanığın aracın kapısını açarak kaçmaya çalıştığı ve elindeki alüminyum folyoyu aracın paspası üzerine attığı, ardından araçta yapılan aramada sanığın attığı alüminyum folyo içindeki metamfetaminin ve alüminyum folyo rulosunun bulunduğu, sanığın üzerinde yapılan aramada hassas terazinin, araçta bulunan ….’nın üzerinde ise metamfetamin ele geçirildiği olayda, sanığın soruşturma aşamasında verdiği müdafili beyanında Mustafa’ya uyuşturucu madde verdiği yönündeki ikrarı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve hassas terazi ile birlikte ele geçmesi ve Mustafa’nın beyanları değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyetine konu suçun 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı güveni kötüye kullanma suçu olduğu, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan bu suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması ve sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Delillerin aşamalarda ayrıntılı şekilde tartışıldığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezası yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.04.2021 tarihli ve 2021/468 Esas, 2021/573 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında, “tamamının tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere, “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ibaresinin eklenmesi,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.