YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17261
KARAR NO : 2023/516
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2021 tarihli ve 2021/27 Esas, 2021/93 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 27 yıl hapis ve 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/1318 Esas, 2021/1122 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
3. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
5. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
2. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
3. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
4. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
5. Tutanak tanıklarının dinlenilmesi talebinin reddinin hukuka aykırı olduğuna,
6. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
7. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
8. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
9. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların araç ile yüklü miktarda uyuşturucu madde sevkiyatı yapacakları yönünde ulaşılan bilgilere istinaden, sanık … ve söz konusu araç hakkında 5271 sayılı Kanun’un 140 ıncı maddesi gereğince teknik araçla izleme kararı ve sanıkların kullandıkları GSM hatları hakkında 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca iletişiminin tespiti kararı verildiği; her iki sanığın yakalanmadan bir gün önce görüşme yaptıklarının tespit edildiği, yapılan görüşmeden bir gün sonra Van il merkezine seyir halinde olan söz konusu aracın görülmesi üzerine durdurulduğu, araç sürücüsünün sanık …, sağ ön koltukta ise diğer sanık …’ın bulunduğu, kolluk görevlilerince tanzim edilen tutanaktan her iki şahsın da araçta suç unsuru olmadığını beyan etmelerine rağmen tedirgin ve heyecanlı bir şekilde tutarsız cevaplar verdiklerinin tutanağa bağlandığı, usulüne uygun olarak verilen gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında arama kararına istinaden yapılan arama neticesinde, aracın kasa alt kısmında iki adet sonradan yapılmış zula diye tabir edilen bölümlerinde 100 paket halinde daralı 50 kg 895 gram eroin ve 27 paket halinde daralı 27 kg 380 gr metamfetamin ele geçirildiği, her iki sanığın birlikte uyuşturucu madde sevk edecekleri ihbarı üzerine soruşturmaya başlanılmış olması, sanıkların uyuşturucu maddelerin taşındığı aracın içerisinde birlikte yakalanmaları, sanıkların uyuşturucu maddelerin ne zaman sevk edileceğine ilişkin tape kayıtları, kolluk tutanakları, sanık savunmaları, yakalanan uyuşturucu maddelerin miktarı ve piyasa değeri birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu maddeleri nakletmek suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri değerlendirilmiştir. Suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zaman ile sanıkları suça iten nedenler, sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun zamanı ve yeri ile ele geçen uyuşturucunun miktarı nazara alınarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmasına, sanıkların sabıkalı geçmişleri, etkin pişmanlık gösterip yeniden suç işlemeyeceklerine yönelik olumlu kanaat oluşmadığı hususları dikkate alınarak sanıklar hakkında takdiri indirim yapılmamasına, ayrıca sanık …’ın beyanlarında geçen uyuşturucuların devamının bulunması için yaptırılan arama işlemi sonrasında söz konusu adreste herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı ve İranlı Şehruz hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği anlaşılmakla, sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamasına, şeklindeki gerekçeyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıkların haklarında alınan teknik araçla izleme ve iletişimin tespiti kararları kapsamında yapılan soruşturma sonucu söz konusu araçta birlikte yakalanmaları, ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı ile niteliği ve ele geçiriliş şekli birlikte değerlendirildiğinde, temyiz sebepleri yerinde görülmemiş aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklara verilen adli para cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
Hususunun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden
Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/1318 Esas, 2021/1122 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünde yer alan “taksitlerden biri zamanında ödenmediği takdirde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere“ ve ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.